Giriş Yap

Nevzat Tarhan

Yazar
Editör
7.8
2.882 Kişi
12,8bin
Okunma
1.577
Beğeni
34,5bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Nevzat Tarhan, (d. 7 Temmuz 1952, Merzifon, Amasya), Türk hekim, psikiyatrist ve nöropsikolog. Üsküdar Üniversitesi'nin kurucu rektörü. 1998 yılında Memory Centers of America'nın Türkiye temsilciliğini aldı. Türkiye'de ilk nöropsikiyatri hastanesi olan NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nin yönetim kurulu başkanlığını yürütmektedir. Ayrıca Türk-Amerikan Nöropsikiyatri Derneği Türkiye Şubesi başkanıdır. 1952 yılında Amasya Merzifon'da doğdu. 1969 yılında Kuleli Askerî Lisesi'ni, 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. GATA stajı, Kıbrıs ve Bursa kıta hizmetinden sonra 1982 yılında GATA'da psikiyatri uzmanı oldu. Erzincan ve Çorlu’da hastane hekimliği sonunda GATA Haydarpaşa’da yardımcı Doçent (1988) ve Doçent (1990) oldu. Klinik direktörlüğü yaptı. Albaylığa (1993) ve Profesörlüğe (1996) yükseldi. 1996-1999 yılları arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesinde öğretim üyeliği ve Adli Tıp Kurumunda bilirkişilik yaptı. Kendi isteğiyle emekli oldu.1998 yılında Memory Center of America’nın Türkiye temsilciliğini aldı. 40’ın üzerinde SCI sınıfı dergilerde olmak üzere ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 100’ün üzerinde araştırma makalesi vardır. Halen; Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü ve 2006 yılında Türkiye’nin ilk nöropsikiyatri hastanesi olarak kurulduktan sonra 2017’de Türkiye’nin ilk Avrupa’nın ise 2. Beyin Hastanesi olarak faaliyetlerine devam eden NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürütmektedir. Kitapları 1 milyondan fazla satmıştır. İngilizce ve Almanca bilmektedir. İki çocuk babasıdır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Nevzat_Tarhan
Unvan:
Türk hekim, psikiyatrist ve nöropsikolog
Doğum:
Merzifon, Amasya, Türkiye, 7 Temmuz 1952

İncelemeler

Tümünü Gör
352 syf.
·
29 günde okudu
·
Beğendi
·
10/10 puan
Kadınları Anlama'ya Giriş
Nevzat Tarhan ülkemizin yetiştirdiği nadide insanlardan. Kendisinin de psikiyatrist hekim olması (bu alanı isteyen ben için) benim için çok değerli. Daha önce kendisini TV programlarından, başka kitaplardaki alıntılardan bilirdim, ilk kez bir eserini okumak nasip oldu. Kadınları anlamak çok zor. youtu.be/Afae_XByhYI şu abimiz benim 30 günde bitirdiğim kitap sonucu edindiğim bilgileri 30 sn de takır takır özetlemiş sanırım, kitabın özeti olarak bakabilirsiniz. Kadınlar ayrı bir bilim dalıdır. Üzerine nice diziler, kitaplar, belgeseller, makaleler yazıldı / yapıldı ve devam ediyor, anlamaya devam ediyoruz halen ve bu işlem hiç sonlanmayacak gibi duruyor. İnsanoğlu varolduğu müddetçe de sırrını faş etmeyecek kadınlar. Kitaba gelecek olursak isminden de anlaşıldığı üzere kadınların psikolojisini işliyor temel olarak. Ancak erkeklerle karşılaştırmalı gittiğinden dolayı sadece kadınların değil erkeklerin de psikolojisini anlamamızı sağlıyor aynı zamanda ve böyle bir usül izlemesi kafadaki soru işaretlerinin daha fazla aydınlanmasını sağlıyor. Kadın ve erkek psikolojisini anlatırken temel olarak içgüdüler ve genleri baz almış yazarımız bu sayede anlattıklarına bilimsel dayanak oluşturabilmiş. Her erkek ve kadının muhakkak evlenmeden önce ve evlendikten sonra okuması gerektiğini düşündüğüm bu kitabın çok kıymetli bir başka yönü de kadın/erkek psikolojisi hakkında bilgi verirken ardından çözüm yolunu bize göstermesidir. Kendi hastalarından örnekler sunması içeriğini oldukça zenginleştirmiş. Kitabın değerli bir yönü de modernite ve modernitenin getirdiği feminist bakış açısına olan eleştiriler. Moderniteyle beraber gelen bu tarz akımlar kadın ve aile hakkında maalesef insanlarımızın zihnini bulandırabilmiştir. Kadının özüne/psikolojisine ters ve yabancı fikirler aşılayan bu fikirlerin sonuçları da yıkılan yuvalar, mutsuz aileler ve kadınlar olmuştur maalesef. Kadın / erkek için en makul yaklaşım psikolojisinin ve yaratılış kodlarının onu yönlendirmesidir, suni akımlar değildir. Bu bağlamda 'özgürlük' safsatasıyla yola çıkan ferdler özü-gür olamadan yıkımın eşiğine gelir ve kaybettikleri bir daha telafi edikemez bir hale evrilir. Tarih boyunca ikinci planda kalan, kimi zaman insan olup olmadığı tartışılan kimi zaman ise köle olarak görülen kadınlar, tahrif edilmiş semavi dinlerde dahi erkeği yoldan çıkaran ana unsur olarak karşımıza çıkıyor. 21. Yy da ise tüm bu zincirlerinden kurtulduğunu sanan kadın gösteriş toplumu içerisinde cinsel bir obje olarak kendine yer buldu ve dişiliği kişiliği önüne geçirildi. Kölelik sadece gömlek değiştirmişti anlaşılan. Konum değişmemişti. Yazarın takdir edilesi bir yönü de bunca eleştirisini sadece yabancılarla sınırlamayıp geleneği de eleştirmesi oldu. Kadın konusunda kültür ve geleneğimizi yer yer tebrik edip yer yer ise tenkid eden yazarımız itidalli bir yol çizmiştir. Kadınların asrı saadette en yüksek değerine ulaştığını ardından ise geleneğin bu çizgiden biraz uzaklaştığını ifade ediyor. Hz Aişe gibi bir prototip çıkıyor karşımıza ve kadının 'şahsiyet' olma yolunda kime benzemesi gerektiğini nedenleriyle açıklıyor. Velhasıl 'kadın' gibi zor, geniş bir konuyu 300 400 sayfayla anlatabilmek (özetleyebilmek) kolay iş değil. Yazarı canı gönülden tebrik ederim. Erkeklere de bir çift lafım olacak. Lan erkekler kadınları dinleyin ilkin ve anlamaya çalışın , üzgünse, sinirliyse tolere edin, gerisi bir şekilde halloluyor. Kadınlar ma güldür ma çiçektir. Neşet babanın kıymetli sözüyle bitireyim incelemeyi : " Kadınlar insandır biz de insanoğlu"
Kadın Psikolojisi
7.6/10 · 1.336 okunma
·
9 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30