Çağın Vicdanı Bediüzzaman

·
Okunma
·
Beğeni
·
890
Gösterim
Adı:
Çağın Vicdanı Bediüzzaman
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051311098
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Vicdan için, ‘ne yapmak gerektiğini söyleyen iç ses, yanlış yapmaktan koruyan iç bekçi, hiçbir şey yapmama yanlışından koruyan iç ölçü, nasıl yapacağını anlatan bir iç eğilim’ denilir. Vicdanın doğru tanımı buysa, ‘çağın vicdanı’dır Bediüzzaman. Çünkü, doğup büyüdüğü topraklar, İslâm dünyası ve bütünüyle dünya büyük acılar yüklü zorlu bir sınanmadan geçerken, maddî-manevî her türlü savrulma ve bunalımın yaşandığı bir dönemde, bunca kargaşa ve gürültüye rağmen vicdanının sesine kulak vererek çağın ‘vicdanî normlarını’ belirlemiştir. Onun akıl ile kalbi buluşturan düşünce sistemi ve akıldan kalbe yolculuğu içeren yaşama modeli ise, bu vicdanî değerleri herkes için yaşanabilir hale getiren bir yol haritası niteliğindedir. Çağın Vicdanı Bediüzzaman, ‘çağın vicdanı’ olabilmiş bir düşünürü, hayatı ve tefekkürüyle gündeme taşıyor… Bu çağda kelimenin tam anlamıyla ‘insan’ olmak ve ‘insan’ kalmak isteyenler için, elinizdeki kitap çok şey söylüyor…

Bediüzzaman kadar yanlış anlaşılmış bir insana tarihte çok az rastlanır. Onun hakkında kalem oynatmak mayınlı araziye girmek gibiydi. Türkiye’mizin tarihinde ‘Psikolojik Savaş’ın kurbanı olan bu değere sahip çıkmazsak tarih bizi ayıplar diye düşündüm. Balık okyanusta doğar, büyür, yaşar ve ölür; fakat okyanusu bilemez. Bunun gibi, hakikatin kölesi olmuş hür adam Bediüzzaman’ı bilememişiz. Sahici bir insan, şefkatli bir üstad, yoksul ama kanaat zengini bir hoca, müthiş bir bellek, keskin bir zekâ, şaşırtıcı bir muhakeme gücü ile karşı karşıyaydım. Bu bilgileri okuyup kendime saklayamazdım, çünkü kendimi borçlu ve sorumlu hissediyordum. Gerçekleri arayanlara vasıta ve vesile olmam gerekir, diye düşündüm.
Okudukça şaşırdım.çok güzel bir kitap bediuzzaman'in psikolojiye katkısı insanlığa katkısı ve tüm bunların bilinmemesi.kitabın anasayfasında Nevzat tarhanın yaptığı inceleme her şeyi yeterince anlatıyor zaten.vicdanen kendinizi rahatsıź ,huzursuz hissediyorsanız haritanız olabilecek bir kitap..
Harika bir kitap .Elimden bırakmadan okudum. Said Nursi' yi azda olsa tanımış oldum. Kendimi yeniden keşfediyorum her kitap okuduğumda. Hiçbir şey bilmediğimi ne kadar eksiklerim olduğunu görüyorum. Yaşadığımız sıkıntıların bilgi eksikliğine dayandığını anlıyorum. Okudukça da yarım ve eksik yanlarımı tamamlıyorum. Nevzat Tarhan'ın bütün kitaplarını zevkle coşkuyla okudum....Kalemine yüreğine sağlık diyorum.
"Direnişçiydi ; çünkü tek partili dönemlerde toplumsal muhalefeti tek başına temsil etti ve 18 defa zehirlendiği halde geri adım atmadı."
Sıralı, formel bir eğitim almayan Said Nursi'nin okuması çok iyi, fakat yazması kötüdür. Bu öğrenme modeli onun farklı bir eğitime tabi olduğunu gösterir.
Tıpta disleksi diye bilinen bir öğrenme bozukluğu vardır. Albert Einstein, Leonardo da Vinci gibi ünlülerin disleksi olduğu bilinmektedir. Disleklili kişilerin özelliği, yazılı ifade konusunda çok başarılı olmamaları, fakat sözel ifade konusunda yüksek başarı gösterebilmeleridir.
Sözel ve görsel öğrenmenin yüksek olduğu, fakat yazılı ifadenin düşük olduğu bu kişilerin beyninde farklı bir öğrenme modelinin ve deha adacıklarının olduğu görülür.
Bu kişiler okudukları bir parçayı hemen akıllarında tutabilir, bir sayfayı okuyup beş dakika sonra aynısını tekrar edebilirler.
" Idealistti; çünkü ' Kur'ân' ın sönmez ve söndürülemez bir eser olduğunu insanlığa kanıtlamak' için , yirmisekiz yıllık sürgün ve çilelere rağmen geri adım atmamıştı. "
Üç ayrı zamanda gerekli girişimlerde bulunduğu halde bir türlü istediği üniversiteyi kuramayan Said Nursi, bütün vatan sathını mektep yaparak, evleri üniversite haline getirir.
Çünkü Kur'ân'ın sönmez ve söndürülemez bir eser olduğunu insanlığa kanıtlamak için, yirmisekiz yıllık sürgün ve çilelere rağmen geri adım atmamıştır.
Neşeli insanlar farkında olmadan diğer insanları etkiler. Mizah sanatçıları da seyircilerin limbik sistemini aktif hale getirirler. Onbinlik kalabalıkları coşturan müzik sanatçılarının yaptığı da limbik kalabalıkları kamçılamaktır. Seyircilerde fizyolojik değişim yaparlar, haz uyandırırlar. Fakat bu tarz hazlar nefsanîdir. Mesela cinsellik gibi uyarılmış hazlar geçici olur ve bittikten sonra hüzün verir. Ama huzur, sükunet, sevinç, neşe veren hazlar ise bittiğinde elem, hüzün, keder duygusu oluşmaz ve daha kalıcı olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çağın Vicdanı Bediüzzaman
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051311098
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Vicdan için, ‘ne yapmak gerektiğini söyleyen iç ses, yanlış yapmaktan koruyan iç bekçi, hiçbir şey yapmama yanlışından koruyan iç ölçü, nasıl yapacağını anlatan bir iç eğilim’ denilir. Vicdanın doğru tanımı buysa, ‘çağın vicdanı’dır Bediüzzaman. Çünkü, doğup büyüdüğü topraklar, İslâm dünyası ve bütünüyle dünya büyük acılar yüklü zorlu bir sınanmadan geçerken, maddî-manevî her türlü savrulma ve bunalımın yaşandığı bir dönemde, bunca kargaşa ve gürültüye rağmen vicdanının sesine kulak vererek çağın ‘vicdanî normlarını’ belirlemiştir. Onun akıl ile kalbi buluşturan düşünce sistemi ve akıldan kalbe yolculuğu içeren yaşama modeli ise, bu vicdanî değerleri herkes için yaşanabilir hale getiren bir yol haritası niteliğindedir. Çağın Vicdanı Bediüzzaman, ‘çağın vicdanı’ olabilmiş bir düşünürü, hayatı ve tefekkürüyle gündeme taşıyor… Bu çağda kelimenin tam anlamıyla ‘insan’ olmak ve ‘insan’ kalmak isteyenler için, elinizdeki kitap çok şey söylüyor…

Bediüzzaman kadar yanlış anlaşılmış bir insana tarihte çok az rastlanır. Onun hakkında kalem oynatmak mayınlı araziye girmek gibiydi. Türkiye’mizin tarihinde ‘Psikolojik Savaş’ın kurbanı olan bu değere sahip çıkmazsak tarih bizi ayıplar diye düşündüm. Balık okyanusta doğar, büyür, yaşar ve ölür; fakat okyanusu bilemez. Bunun gibi, hakikatin kölesi olmuş hür adam Bediüzzaman’ı bilememişiz. Sahici bir insan, şefkatli bir üstad, yoksul ama kanaat zengini bir hoca, müthiş bir bellek, keskin bir zekâ, şaşırtıcı bir muhakeme gücü ile karşı karşıyaydım. Bu bilgileri okuyup kendime saklayamazdım, çünkü kendimi borçlu ve sorumlu hissediyordum. Gerçekleri arayanlara vasıta ve vesile olmam gerekir, diye düşündüm.

Kitabı okuyanlar 32 okur

  • Zeynep K.
  • Göksu
  • Ülkü Dündar
  • Neptün
  • yedincibahar
  • Sadiye Dğn
  • Zeynep
  • Said Efe
  • Habib Küçük
  • Derya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (3)
9
%33.3 (2)
8
%0
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0