İnsanın zamanı çizgiseldir; bitmiş gitmiş olması gereken bir geçmişten başlayıp henüz dokunulmamış, kirletilmemiş olduğuna inanılan bir geleceğe uzanan muntazam bir sürekliliktir. Her günün taptaze olaylarla dolu yepyeni bir gün olması, her aşkın bir öncekinden tamamen farklı olması şarttır. İnsan türünün yeniliğe duyduğu iştah doymak bilmez ve ben bu durumun onların hayrına olduğundan pek emin değilim.
Bir lanettir, sağlam hafıza. Yaşlı Kıbrıslı kadınlar birine beddua ettiklerinde, bariz bir kötülük gelmesini dilemezler o kişinin başına.
Yıldırım düşsün, görünmez kazalar olsun veya birden kısmeti kapansın diye dua etmezler. Sadece şunu derler:
Asla unutamayasın…
‘’ Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin. ‘’