Göçdü ol pîr-i tarîkat ki gönüller sultânıydı,Şimdi mahzûn kaldı ihvân, çünkü devrânıydı.Ehl-i diller ağlasın kim bir çerâğ söndü sanır,Ehline ma‘lûmdur ol, Şems-i bekâ cânıydı.Zâhiren ayrıldı bizden, bâtınında ayrılık yok,Sırr-ı Hak’da fânî olmuş, vuslatın erkânıydı.Kuddûsî’nin gülşeninden bir güzel gül derildi,Ravza-i rıdvânda şimdi Hakk’ın mihmânıydı.Elvedâ demek ne mümkin, ehl-i aşkın meşrebinde;Perde ardına çekildi, cânların cânânıydı
🥀🥀🥀
3 haziran ikibinyirmialtı | kavuştunuz Sultân’ım.. 🥀
Borlu Şeyh Ahmed Kuddûsî Hazretleri'nin neslinden gelen, Kâdirî yolunda irşad vazifesini omuzlayan muhterem şeyhimiz Seyyid
Ali Eren efendimiz ardında duâ eden gönüller, hayırla yâd edecek talebeler ve unutulmayacak nasihatler bırakarak Rahmet-i Rahmân'a kavuştu. Bu fânî âlemdeki sürgününü tamamlayıp asıl yurduna, sevgili’ye yürüdü. Bir ömür insanları hakk'a çağırdı, şimdi hakk'ın davetine icâbet etti.
Biz mahzunuz; lâkin biliriz ki dostlar için ölüm bir son değil, bir vuslattır.
Cenâb-ı Hak kabrini pürnûr, makamını âlî, menzilini mübârek eylesin.
El-Fâtiha... 🥀
Rûhâniyet, âlem-i emirdendir, nûrânîdir, melekîdir, felekîdir; yemez, içmez, uyumaz, gâfil bulunmaz, sevdiklerini unutmaz. Yakın ve uzak her nerede olursa olsun bi iznillâhi Teâlâ imdâdlarına yetişirler.
Cismâniyet ise âlem-i halktandır. Âb u kildendir, zulmânîdir, hayvanidir; yer, içer, uykuya dolar, gaflette bulunur, ba'zan evlâdını bile unutur.