Puan vermedi·216 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 09:12
Tuğba Eray Biber'in Sorularla İkinci Dünya Savaşı Tarihi adlı kitabı, İkinci Dünya Savaşı'nın nedenlerini, savaş sürecini ve sonuçlarını soru-cevap yöntemiyle açıklayan bilgilendirici bir eserdir. Kitapta savaşın önemli olayları, liderleri ve ülkeler arasındaki ilişkiler anlaşılır bir şekilde ele alınmıştır. Kitabı okurken konuları takip etmekte fazla zorlanmadım. Özellikle Sorularla Birinci Dünya Savaşı Tarihi kitabına kıyasla anlatımın daha akıcı ve anlaşılır olduğunu düşündüm. Birinci Dünya Savaşı kitabında bazı bölümler tarihî ve siyasi olayların yoğunluğu nedeniyle bana daha ağır gelmişti. Ancak bu kitapta olayların daha sistemli aktarılması ve örneklerle desteklenmesi konuları kavramamı kolaylaştırdı. Genel olarak eser, İkinci Dünya Savaşı hakkında temel ve ayrıntılı bilgiler edinmek isteyen okuyucular için faydalı bir kaynak niteliğindedir. Hem öğretici hem de okunabilir bir anlatıma sahip olması kitabın güçlü yönlerinden biridir.
Sorularla 2. Dünya Savaşı TarihiTuğba Eray Biber · Yeditepe Yayınları · 202145 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:40
Tuğba Eray Biber'in Sorularla Birinci Dünya Savaşı Tarihi adlı kitabı, Birinci Dünya Savaşı'nı soru-cevap yöntemiyle ele alarak okuyucuya bilgiler sunmaktadır. Kitap, savaşın nedenleri, gelişimi ve sonuçlarını anlaşılır bir düzen içerisinde aktarmayı amaçlamaktadır. Kitabı okurken bazı bölümleri anlamakta zorlandım. Kullanılan dil çok süslü veya karmaşık olmamasına rağmen, tarihî olayların yoğunluğu ve anlatılan konuların derinliği metni zaman zaman ağırlaştırıyordu. Özellikle siyasi gelişmeler ve devletler arasındaki ilişkilerin anlatıldığı kısımlar dikkatli okumayı gerektiriyordu. Buna rağmen kitap, Birinci Dünya Savaşı hakkında ayrıntılı bilgi edinmek isteyen okuyucular için faydalı bir kaynak niteliğindedir.
Sorularla I. Dünya Savaşı TarihiTuğba Eray Biber · Yeditepe Yayınları · 20248 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·144 syf.··
2026 23. kitabı
“Yağmur denizde sefalet oluyor değil mi ?” Bir sarrafın mücevherleri işlediği , bir bestekarın notalarla raks ettiği gibi romanını dahi şiirsel nakışlarla işleyerek yazan Tanpınar , adeta kelimelerle zamanı durdurmayı başarmış bir sanatkardır. XXyy ,coğrafyamızda çalkantılı ve devrimli günlerdi işte bu dönemde yaşamış olan değerli kalem, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş sürecinde ki siyasi , kültürel değişimler ile doğu batı arasında ki sancılı sürece bizzat şahit olarak , bunları sadece eserlerinde yazmakla kalmayarak adeta kelimelerle, geçmiş ile geleceği cümlelerde buluşturmuştur. Bu kıymete değer eserlerinden bir tanesini de biz şanslı okuyucular Mayıs ayında okuyarak ,analiz tahlil ederek bir nebze de olsa edebiyatımızın hafızasını kendi perspektifimizle görme şansına eriştik. Ben de naçizane kendi paradigmam ve yorumumla bir şeyler söylemek istiyorum. Elbetteki Yaz Yağmuru kitabını tek bir edebiyat çerçevesinde ele alamam çünkü kültürel birikimi ve çok yönlü bir yazar olması nedeniyle ( yazar,şair,denemeyazarı,siyasetçi,akademisyen vs.) kaleminden çıkan şaheser ,bir çok perspektiften açıklanmaya değer. Edebi metin özelliğiyle şiirsel ,estetik açıdan bir cerrahın titizliğiyle kaleme alınmış her bir hikaye hem gözleri hem de ruhu doyurmakta böylelikle onun eserlerinin sadece okunmadığını hissedildiğine de şahit oluruz . Türkçeye kattığı senfoni tadında ki kelimelerin bezenmesi, düşünce dünyamıza bıraktığı izlerle eşine az rastlanan ,dimağlarımızda tat bırakmış Türk edebiyatının en zarif ve en derin sanatkarlarından biridir dersek mübalağ etmiş olmayız değil mi ? ( Burada kendimi Bridgerton’ da ki lady Whistledown gibi hissettim ) Yine tarihi bilgisi ve bilinci bunun yanında kendisinin de yaşanan değişim ve dönüşüme tanık olması neticesinde eserlerine
Yaz YağmuruAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2023466 okunma
Bahçıvan ve Ölüm (Kısaltılmış İnceleme)
Puan vermedi·208 syf.·
2026 19. kitabı
Bir Bahçıvanın Portresi: 'Bahçıvan ve Ölüm' Romanındaki Baba Karakteri Giriş: Bahçıvandan Bahçeye Dönüşen Bir Hayat Georgi Gospodinov'un romanı, anlatıcının babasını en merkezi ve dokunaklı metaforla tanıştırır: "Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." Bu basit ama derin cümle, karakterin tüm portresini çizen bir tohum gibidir. Bu ifade, onun yalnızca mesleğini değil; kimliğini, yaşam felsefesini, acıyla başa çıkma yöntemini ve en nihayetinde geride bıraktığı ölümsüz mirası özetler. O, toprağa kök salmış, kelimelerden çok eylemleriyle konuşan, sessiz bir onur, sarsılmaz bir direnç ve ölçüsüz bir sevgiyle dolu bir adamdır. Bu karakter portresi, romanın bu sessiz, metanetli ve sevgi dolu kalbinin katmanlarını aralamayı amaçlamaktadır. -------------------------------------------------------------------------------- 1. "Korkacak Bir Şey Yok": Stoacı Bir Ruh Babanın karakterinin temel taşı, hayata karşı sergilediği stoacı duruştur. En zorlu anlarda bile sığındığı ve etrafındakilere sunduğu teselli, onun kişiliğinin en belirgin özelliğidir. 1.1. Hayat Felsefesi Olarak Bir Cümle Babanın dilinden düşürmediği "Korkacak bir şey yok" ifadesi, basit bir teselliden çok daha fazlasıdır; bu, onun için bir savunma mekanizması, bir metanet ilkesi ve acıya karşı ördüğü bir duvardır. Bu söz, onun iç dünyasındaki fırtınaları gizleyen sakin bir yüzey gibidir. Aşağıdaki tablo, bu ifadenin ardındaki acı gerçekliği ve babanın sarsılmaz metanetini gözler önüne sermektedir: Söylediği Söz Karşılaştığı Gerçeklik "Korkacak bir şey yok." Ölümcül bir hastalıkla mücadele ediyor, dayanılmaz ağrılar çekiyor. "Korkacak bir şey yok, Durumunun
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
8/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:13
KIZIL KARMA-JEAN-CHRISTOPHE GRANGE,584 sayfa, Roman,1968 Mayıs'ındaki Paris öğrenci ayaklanmalarının gölgesinde başlar ve Hindistan'ın karanlık, mistik atmosferine uzanan bir dizi ritüelistik cinayeti konu alır. Gezi olaylarına benzeyen çatışmalarla 1968 Mayıs’ındaki Paris öğrenci ayaklanmalarının gölgesinde başlayan, sokak aralarına,caddelerine taşınan olaylar ,korkunç bir şekilde işlenen iki cinayet ve Hindistan’ın gizemli,karanlık, topraklarına,mistik atmosferine uzanan bir dizi ritüeli andıran cinayetleri konu alıyor kitap…tabiri caizse sürek avı…Katil durmuyor…Neden ve niçin öldürüyor?Cinayetlerinde kurbanlarına uyguladığı işkence bir ritüel mi?Hint felsefesi,budizm ve tüm o mezheplerle ne ilgisi var?… Yıl 1968… Paris sokakları alev alev… çatışmalar,gösteriler,sağ sol olayları … Ve bu karmaşa içinde korkunç bir şekilde işlenen bir cinayet…sanki bir ritüel uygulanmış gibi…Paris'te vücudu yoga pozisyonuna sokulmuş ve organları çıkarılmış genç bir kadının vahşice öldürülmesiyle soruşturma başlar. Polis dedektifi Jean-Louis Mersch, maktulün arkadaşları Hervé (aynı zamanda polisin aynı anne ,farklı babadan kardeşi) ve Nicole, ardı arkası kesilmeyen cinayetleri çözmek için bir araya gelir.Aynı ritüelle bir başka kadın arkadaşları daha öldürülünce,katilin sıradaki kurbanının kendilerinden biri olduğunu anlarlar ve bu cinayetlerin Hindistan’la bağlantılı olduğunu fark ettiklerinde Kalküta’dan Varanasi’ye uzanan bir maceraya atılırlar. Onları Hindistan’ın karanlık ve gizemli yüzü,mezhepler,tarikatlar, muson yağmurları, Hinduizm, Doğu mistisizmi, Sadhular, tantrik ritüeller ve daha pek çok olaylar beklemektedir… Hikaye sadece bir cinayet romanı değil;Grange ,aynı zamanda 68 döneminin siyasi atmosferini,gençlik hareketlerini
Kızıl KarmaJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20241,428 okunma
Mini tüyolar, büyük farklılıklar..
9/10
·320 syf.··
2026 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 10:40
Tip 1 diyabet ve hemşire olarak bu kitap ile karşılaştığım için çok mutluyum. Hem kendine hemde çevremdeki insanlara ufak tüyolarda olsa verebilecek olmak güzel bir şey. Ve kitabın yazarını yazmaya iten sebep de hem kendisine hemde çevresine yardımcı olma isteği. Arkadaşları ile tatilde iken şelaleden atlayıp omurilik zedelenmesi yaşaya , ameliyat olup zorluk çeken, fiziksel ve zihinsel sorunlar yaşayan yazar daha sonrasında kendi bedenini tanımak isteği ile araştırmalara girip hayata uyarlanacak küçük tüyolar ile hem kendinde hemde çevresinde büyük değişikliklere neden olmuş. Sadece kan şekerini dengelemek için değil;kilo vermede kolaylık, PKOS semptomlarını iyileştirme, kan şekerini dengeleme, tiroid sorunlarının getirdiği semptomları iyileştirme, tip 2 Dm gelişme riskini önleme, dengeli bir ruh hali oluşturma, ciltte düzelmeleri sağlama, menapoz olumsuz semptomlarını önleme gibi güzel gelişmelere neden olan günlük hayata uygulanabilir gerçekler ile gerçekçi bir kitap olmuş. Gelin bu değişikliklerin oluşturulma sıralamasını yapalım; 1-yiyecekleri doğru sırayla yiyin: öğüne başlarken önce lif(sebze),sonrasında protein ve yağalar ve en son nişasta ve şekerler yani karbonhidratlar tüketilmeli. 2-bütün öğünlerinize yeşil başlangıç ekleyin: ufacık bir salatalık, domates, biber ya da bir brokoli ,avokado kan şekerini dengeleme ve glikoz eğrisi daha düzenli gitmesi bakımından en uygun kullanımdır. 3-kalori hesabını bırakın; bir salatadan da ya da bir kurabiyeden de aynı kaloriyi alabiliriz. Önemli olan kaloriyi aldığımız besinlerin içeriğidir. 4-kahvaltı eğinizi düzeltin: kahvaltıda fazla miktarda karbonhidrat tüketmek yorgunluk, halsizlik, kan glikozunda ani artış ve glikoz eğrisi çok daha dalgalı olmasına ve gün içerisindeki eğriyi etkilemede olumsuz etkiye neden
1000Kitap
Glikoz DevrimiJessie Inchauspé · Pegasus Yayınları · 2023300 okunma