Bir Tuhaf Okur

Bir Tuhaf Okur
@bibliyomani2
9/10
·136 syf.··
2023 25. kitabı
Merhabalaaaaarrrr burayı ve instagramı uzuuun bi süredir boşladığımın farkındayım artık telafi etmeye çalışacağım 2.Dünya Savaşı ve bu savaşın getirileri benim hep çok merak ettiğim konulardan olmuştur. Bu savaşla ilgili okuduğum kitaplar, yazılar beni her zaman çok etkiler ve bu kitabı okurken de duygusal anlamda bi hayli zorlandım diyebilirim. Kitabın duyguyu yansıtamadığına dair bazı yorumlar gördüm veee hayır buna katılmıyorum. İnsanların çektiği acı tüm çıplaklığıyla aktarılmış. Yazarımız Takashi Nagai bi radyoloji uzmanı ve bu yıkıma hastanede çalışırken şahit oluyor. Olaylar yazarımızın kendi gözünden aktarılıyor ve tamamen kurgu dışı bi eser. Atom bombasının atılmasından sonra yaşanan felaketin bedensel ve mekansal etkilerini oldukça yalın bir şekilde anlatmış yazar. Okurken zaman zaman kendinizi orada hissedebilirsiniz. Doktorların ve sağlık çalışanlarının yaralanıp radyasyona maruz kalmalarına rağmen asla pes etmeden uzun yollar yürüyüp yaralılara yardım etmeye çalışması beni fazlasıyla etkiledi. (Sağlık çalışanları iyi ki var. ) Vee bir dee oldukça tuhaf bulduğum bir konu var kilisede bi konuşma yapılıyor ve konuşmada şöyle bi cümle geçiyor " Urakami seçildiği ve adak olarak kurban edildiği için şükürler olsun!" nE?.. Bu cümle o kadar saçma ve anlamsız ki... Ayrıca ölenler günahsız ama ölmeyenler günahkar ve bu acınası hayatı yaşamaya mahkum edilmişmişmişşş. Bu konuşma bana her deprem felaketi sonrası ortaya çıkan ve depremin bölgede yaşayan insanların günahlarından dolayı yaşandığını iddia eden bi takım insansı yaratıkları hatırlatı. Ehh o zamaaannn iyi okumalar efeniiiimmm
Nagasaki’nin ÇanlarıTakaşi Nagai · İthaki Yayınları · 20222,184 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·712 syf.··
2022 20. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2022 13:11
İyi bilim kurgu, iyi edebiyattır Merhabalaaarrr harika bir bilim kurgu kitabıyla geldiimm. Kitap yorumuma nerden başlayacağımı bilmiyorum çünkü ne söylersem eksik kalır. Filmi izledikten hemen sonra kitabı sipariş etmiştim ama kitabın kalınlığı gözümü bi tık korkuttu diyebilirim. Amaaa sonunda okudum ve bittiii Dune yani Arrakis gezegenindeki en önemli şeyler su ve melanj adını verdikleri baharattır. Bu baharat aslında uyuşturucu etkisi olan bi madde kullanan kişiye geleceği görme gücü vermesinin yanında aynı zamanda galaksiler arası seyahat için de gerekli. İşte bu çöl gezegeni yönetiminin bir hanedanlıktan alınıp başka bir hanedanlığa verilmesiyle başlıyor her şey. Kitapta beni en çok etkileyen su mevzusu oldu. Bu çöl gezegeninde yaşayanların su ile ilişkileri oldukça ilginç. Burda su altından bile daha değerli ve bu çöl gezegeninin yerli halkı olan Fremenler solunum, ter, idrar gibi yollarla kaybedilen suyu yeniden kullanılabilir hale getiren damıtıcı giysiler geliştirmişler. Su onlar için oldukça kutsal. Mesela birinin önüne tükürmek ona olan saygılarını ifade ediyor, ölünün arkasından gözyaşı dökmek "ölüye su vermek" şeklinde yorumlanıyor ve ölen kişiye verilen değeri gösteriyor. Suyun tek bir damlası bile boşa harcanmaz kişi ölünce hemen beden suyu alınır. Çünkü ölünün eti kendinin suyu ise kâbilesinindir... Bu kısımları okurken sürekli su içme ihtiyacı doğdu içime Kitap sadece bilim kurgu diyip geçebileceğimiz bir kitap değil. Herbert öylesine harika bi evren tasarlamış ki zekasına hayran kalmamak elde değil. Emperyalizm ve sömürge düzenini de eleştiren siyasi komplolarla dolu, oldukça politik ve sosyolojik bir kitap. Kitabın arka bölümünde olan ekler bölümünde yararlı bilgiler var ancak ben o kısmı kitabı bitirdikten sonra okudum öncesinde okumak spoiler
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma