Öbür dünyanın yeri olmasının yanında gökyüzü dünyasında gökyüzü varlıklarının yaşadığı düşünülmüştür. Bu varlıklar takımyıldızları olarak sembolize edilse de yeryüzüne kuzey-güney meridyen çizgisine denk gelen gökyüzü kutbu ya da Samanyolu’nun üzerinden gelen, önsezileri güçlü varlıklar olarak görülmüşlerdir. Her iki kıtada da şamanlar bu yolları, kabilelerinin yardımına çağırmak için gökyüzü varlıkları ile iletişime geçmek ya da diğer dünyanın bilgi ve bilgeliğini öğrenmek için kullanılmışlardır.
Hem Amerika hem de Avrasya kıtalarında kuğuyu kutsal olarak kabul eden inanışların şamanları ya da rahipleri, diğer dünyaya yolculuk etmek için gök direği kullanır ve kuğu tüyleri takarlar. Kuğu Takımyıldızı’nın bir gök kuşu ile olan güçlü bağlantısı, en parlak yıldızı Deneb olan bu yıldız grubunun son gök kuşu ve uzayın kozmik ekseni olarak görüldüğünü kanıtlamaktadır.
Güney Kaliforniya’daki Luiseno kabilesinin bugün astrologlarca ‘’Yaz Üçgeni’’ olarak adlandırılan üç yıldızın oluşturduğu bir gök şahini tasavvur ettiklerini görürüz. Bu üç yıldız Kuğu Takımyıldızı’ndaki Deneb, Lir Takımyıldızı’ndaki Vega, Kartal Takımyıldızı’ndaki Altair yıldızlarıdır. Bu da bize gökyüzünün bu belli bölgesi kadar üç yıldızın evrensel olarak bir çeşit gök kuşuyla tanımlandığını göstermektedir.
Hem kartalın hem de gizemli kartala benzeyen Gökgürültüsü kuşuna birçok yerli Amerika kabilesinde Büyük Ruh’un sembolleri olarak saygı gösteriliyor. Bu kuşlar genellikle kozmik eksenin tepesindeki gök kuşlarının temsili olan totem sütunlarının üstlerine oyuluyordu.