Andrew Collins

Andrew Collins

Yazar
7.8/10
26 Kişi
·
54
Okunma
·
7
Beğeni
·
540
Gösterim
Adı:
Andrew Collins
Unvan:
İngiliz Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Bedford, Birleşik Krallık, 1957
Andrew Collins Wickford Essex kasabasında büyüdü. Gençken UFO araştırmacısı oldu ve 1977'de Birleşik Krallık'ta bildirilen ilk kayıp kaçırma davasını araştırdı ve bu soruşturma onun hayatını değiştirdi. Strange Phenomena dergisinde gazeteci oldu. UFO'lar, tarihöncesi yerler, toprak enerjileri ve insan zihni arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamaya çalışan psikolojik yardıma başvurdu. Bir bilim ve tarih yazarı olarak, günümüzde hala ayakta olan antik anıtların ve tapınakların nasıl inşa edildiğini inceleyen en çok satan The Cygnus Mystery da dahil olmak üzere geçmişi algılama biçimimize meydan okuyan çeşitli kitaplar yazdı.
Tarihin bilinen ilk aynaları, Orta Anadolu'nun güneyindeki Çatalhöyük ' te ve Aksaray yakınlarında 1960'larda keşfedilen 10.000 yıllık Aşıklı Höyük'te bulunmuş , obsidiyenden yapılmış ve cilanmış disklerdir.
Bu durumda Neolitik devrin başlangicı, insanların çiftçiliğe başlayıp toprağı işlemesi, hayvan yetiştirmesi ve hayat tarzlarının ortak hale gelmesi anlamındaki devrim burada başlamıştır. İnsanlığın yaşamındaki bu dönüm noktası, bundan 11.500 yıl kadar önce Göbekli Tepe'de meydana gelenler sonucunda uygarlığın doğuşu için zemin hazırlamıştır.
Ancak başlardaki süslemeler figürlerin sol "yüzünde" değil, sadece sağ yüzünde yer alır.Başlardaki kabartmaların belirli bir düzen temelinde görülmesi gerekli idiyse, o zaman ziyaretçilerin yapıların içinde saat yönünde ilerlemesi gerekliydi.Saat yönünün tersine ilerleselerdi o zaman dikilitaşların başındaki kabartmaları göremeyeceklerdi.................. Saat yönündeki, daha doğrusu Güneş yönündeki bu hareket dikey direk veya Güneş saatinin gölgesinde de görülebilir. Ilk analog saatlerin kollarının "güneşle birlikte", yani saat yönünde hareket etmeye ayarlanmış olması bundandır ve saatin tersi yönü, evrenin doğal düzenine ters olarak görülürdü.
Andrew Collins
Sayfa 92 - 92.sayfa sonu 93.sayfa başındaki cümleler
MÖ 8000 civarında yine bu bölgede, güzel kolyeler yapmak için akik ve agat taşından büyük oval boncuklara delik açmak için elmas sertliğinde taş delgiler kullanılmış, gözleri güzel göstermek amacıyla kozmetik olarak mavi kobalt tozuna başvurulmuştur.
Settegast, teorisini daha iyi savunmak amacıyla kitabına Swiderian uçların Avrupa kıtası boyunca hareketlerini gösteren bir harita dahil etti; bu harita bu kitaba da dâhil edilmiştir (bkz resim 19.1). Settegast'in sunduğu bu etkileyici kanıtlar, bizi bu Paleolitik avciların Doğu Avrupa'yı tam olarak neden geçtiğini sormaya iter; bu sorunun standart cevabı, kaçan rengeyiklerini kovalıyor olduklarıdır, ancak Settegast'ın kendisinin de belirttigi gibi, bu topluluğun kamp alanlarında böyle bir kovalamacaya dair fazla kanıt bulunamamıştır, dolayısıyla hayatlarında başka şeyler dönüyor olmalıydı. Bu durumda Swiderianlar tam olarak kimlerdi ve bu kitapta şu ana kadar ortaya çıkmakta olan tabloda nasıl bir rol oynarlar?
Andrew Collins
Sayfa 228 - 228 sonu 229 başında yazan cümleler
Dakyalılar kurtları "hayvanların efendisi" olarak görürdü; kötü olarak gördükleri her şeye karşı doğaüstü güçlerini kullandıkları kurtlar "koruyucu savaşçı"larıydı.
T biçimli dikilitaşlarla taşınabilir heykellerin bulunduğu bütün bu sit alanlarn, çapı 160 kilometreyi geçmeyen küçük bir bölge de bulunur ve bu bölgenin merkezine yakın yerde, yamaçlarının alt taraflarında günümüz tahılının genetik kökeni olan yabani einkorn'un yetiştiği Karacadağ yer alır. Neolitizasyonun başladı-
g Güneydoğu Anadolu'nun bu bölgesi, Neolitik devrimi tetiklemede aldığı rolden dolayı "altın üçgen" olarak bilinir. "Altin üçgen" görkemli bir lakaptır, eşsiz mimarileriyle neredeyse başka bir dünyaya aitmiş gibi duran Göbekli Tepe gibi yerlerin ortaya çıkmasını sağlayan olağanüstü dehayı ifade etmeye uygundur. Pekiyi bu deha nereden kaynaklanmıştır? New York Üniversitesinde Yakındoğu Araştırmaları profesörü Dr. Mehrdad R. Izady 1992'de (Klaus Schmidt Göbekli Tepe'yi ilk defa ziyaret etmeden iki yıl önce), Neolitik çağın başlarında Güneydoğu
Anadolu'da yaşayan insanların "ardındaki güç şu ana kadar saptanamamış, hizlandırılmış bir teknolojik evrim aşamasından geçti" demiştir."Şu ana kadar saptanamamış" bu güç tam olarak neydi? Maddi mi yoksa tanrisal bir güç müydü? insani miydi yoksa başka bir şey miydi? Bu konuda tek söyleyebileceğimiz, bundan on iki bin yıl önce "altın üçgen"de olağanüstü bir şeyler gerçekleşti ve bu gizemin anahtarı Göbekli Tepe'nin T biçimli dikilitaşlarının ve yontma sanatının arasında keşfedilmeyi bekliyor olabilir.
Göbekli Tepe'nin dikilitaşları üzerine yontulmuş olan yılanlar, psikotropik (ruh halini değiştiren) veya soporifik (uykuveren) ilaçların düşsel etkilerini mi temsil eder? Böyle olması
mümkündür, çünkü Schmidt'in de dediği gibi, burada bulunmuş olan büyük bazalt kâseler ilaçların hazırlanmasında kullanılmış olabilir.
Dikilitaşın içinde
yer aldığı, ana kayaya yontulmuş kaidenin güneye bakan yüzeyinde sıra halinde yedi tane tuhaf kuş yer alır (bkz. fotoğraf 16), Tuhaf biçimli gagalarından ve jilet gibi keskin dişlerinden dolayı dinozor yavrularını andırırlar! Ancak bacaklarını uzatarak oturmuş gibi duran bu hayvanların tombul bedenlerinden kanatlarının olmamasından uçmayan kuşlar oldukları anlaşıhr
Pekiyi ama hangi türe aittirler? Geçmişten günümüze var olmuş uçamayan kuş türleri arasında bir araştırma yürütünce, bir tek
en azından üç yüz yıl önce soyları tükenmiş olan dodo kuşları veya onların bir alt türü olabilecekleri sonucuna varılmıştır
Gnostik geleneğe göre Şit “tohum”unu kurtarmak için üç defa vücut bulur: ilki Şit, yani insandır; ikincisi Nuh’un oğlu Sam’dır; üçüncüsüde İsa’dır.
517 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Spoiler içerebilir....Kitap çok güzel araştırmalara ışık tutuyor.. Fakat yazar çok yanlı bir şekilde düşüncelerini dile getirmiş. Kendisi İngiliz ama aşırı bir Ermeni sempatizanı ve Türkiye düşmanı. Belli ki Göbeklitepe ve Ermeni , Hristiyan , Süryani , Yahudi gibi insanlar için ,dini önemi büyük yerlerin bizim elimizde olmasının hazımsızlığını yaşıyor.Doğudan Ermenistan diye bahsediyor..Bu da beni çok sinirlendirdi.
Bunun dışında Adem ve Havva'nın Bingöl dağı çevresinde yaşamış olması,Nuh Peygamberin gemisinin bilinenin aksine Cudi Dağında olması v.s. gibi birçok şeyden bahsediyor..Bütün dinlerin temelinin ve insanlığın da buralardan doğması, Hızır Çeşmesi(ölümsüzlük ve gençlik verdiği söyleniyor) yine bu bölgeler de olması ülkemiz için çok değerli.
Yazarın tarafsız olmasını dilerdim.Bunu bir kenara koyarsak okunulacak güzel bir kitap...
476 syf.
·Puan vermedi
Melekler ve günahkar melekler mitolojik ülkelerin dışında var mıydılar? Onların gerçek kökenleri neydi, uygarlığın yükselmesinde nasıl bir etkide bulunmuş olabilirlerdi? Andrew Collins insanı rahatsız eden kanıtlarla şunları gösteriyor:

Melekler, şeytanlar ve günahkar melekler, Batı uygarlığını kuran etten kemikten insanlardı.

Eden, Cennet ve Paradise bir zamanlar Kürdistanın dağları arasında bulunan dünyevi yerlerdi.

Musevi metinlerinde Gözleyenler ve Nefilim olarak bilinen bu insan melekler aslen Mısırdan gelmişlerdi ve Büyük Sfenksi ve diğer devasa yapıları kurmuşlardı.

Hem Mısırın yüksek uygarlığı hem de Kürdistanın Gözleyenleri, dünyanın sorumluluğunu almadığı korkutucu bir miras olarak kaldı.


...Tevrattaki Eden dünyasını tarihin gerçek ışığının altına getiren büyüleyici bir çalışma. Daha sonra yapılacak araştırmalar ve zaman Collinsin Türkiyenin doğusundaki dağlarda tarih öncesi zamanda varolmuş gelişmiş bir kültür olduğuna ilişkin iddiasını doğrulayacaktır. Eğer bunda haklıysa bu kitap uygarlığın beşiği hakkındaki çalışmalara en büyük katkıyı sunan bir eser olacaktır.
David Rohl, Mısırolog, Bir Zaman Testi kitabının yazar
520 syf.
·27 günde·Puan vermedi
Son dönemlerin konuşulan kitabı Göbekli Tepe. Bu kitabı özellikle bizim okumamız gerek, çünkü coğrafyamız sınırlarında bulunan tarihi bir değeri öncellikle bizim biliyor olmamız gerek diye düşünerek başladım.

Daha önce Göbekli Tepe hakkında bu kadar detaylı bir inceleme okumamıştım. Ancak edindiğim küçük bilgiler ile bende oluşan fikir, burada ilk insanlığın yaşayışı hakkında çok daha fazla bilgi edinildiği ve 
mucizevi veriler elde edildiği yönündeydi. Ancak beklentimi biraz fazla tutmuş olmalıyım. 

Öncelikle Göbekli Tepeyi en özel yapan noktalardan biri bilinen insanlık tarihini daha gerilere çekmesi. Bu merkezin dini bir yapı olduğu, dönem insanlarının daha önce dünyayı felakete sürükleyen, bazı canlıların neslini tüketen bir kuyrukluyıldız çarpmasının sonucu korku ile yapıldığı gibi varsayımları var yazarın. Dini ayinleri yöneten şamanların kıyafetlerinin dikilitaşlar üzerinde bulunan sembollere ilham olduğu açıklanmakta. Ancak yapılan kazılarda 
bulunan dikili taşlar üzerindeki sembollerin bu kitap içerisindeki yorumlanma şekli sorularımı açıklamaktan çok yeni sorular doğmasına neden oldu. Tatmin edici cevaplar alamadım. Yazar Göbekli Tepe insanlarının yaşayışları ile ilgili varsayımlarını yeterli delillerle destekleyememiş, buna rağmen varsayımlarının üzerine yeni varsayımlar ekleyecek kadar ileri gitmiş.

Kitabın ilk 4 bölümü kalıntılar üzerinden yapılan bilimsel açıklamalar olsa da son kalan 2 bölümü yazarın gördüğü bir rüyanın peşinden gitmesi üzerine kurulu. Ben bir tez niteliğinde bir kitap beklerken gördüğü rüyanın gerçekliğini kovalayan bir hikaye okudum son 2 bölümde. 

En can sıkıcı olanı da Türkiye'nin doğusundan devamlı Ermenistan diye bahsetmesi, Ermeni soykırımını kabul etmesi ve Türkleri değerlerine saygı göstermeyen, Kürtlere zulmeden, PKK yı Kürtlerin hakkını savunan sempatik bir direniş olarak lanse etmesi. 

 Bana tek kattığı Göbekli Tepe kazılarında nelerin bulunduğunu bilmek oldu. Bir de bu kazı ile ilgili başka kaynakları da okumaya teşvik etmesi. 
476 syf.
·5/10
Muhtemelen yazar bir ateisttir. Yani yazara göre cinler ve insanlar arasında yaşanmış ilişkiler ve bu ilişkilerden türeyen insanlardan söz etmektedir . Kitabın ilginç iddiaları var bazı yerleri bana çok saçma geldi tutarsız durumlardan söz etmiş. İlginç bir kitap
531 syf.
·Beğendi·10/10
Mısır hakkında ne biliyorsunuz? Bence bildiğiniz her şeyi unutun. Özellikle Yahudi kaynaklı Exodus (Çıkış) hikayeleri konusunda anlatılanlar acaba ne kadar gerçekçi. Tutankhamon'ın mezarını keşfeden Howard Carter kimdi? Bir arkeolog mu? Bir mezar soyguncusu mu? Yoksa bir ajan mı? O dönemdeki siyasi atmosfer içinde Mısır'daki dönemin İngiliz Valisinin Carter'in kazı izinini iptal etme girişimine karşı Carter'in "kamuoyuna açıklarım" dediği o gizemli papirüste ne vardı? Aslında Yahudiler Mısır'da hiç yaşamadı mı? Peki ama Kızıldeniz'i ikiye böldüğü iddia edilen MUSA gerçekte kimdi? Bütün bu soruların cevabını arayan Collins her ne kadar tam ve doyurucu bir açıklama yapamasa da (Belki de kendisi de İngiliz olduğu için çekinceleri vardır) yine de bazı şeyleri ima etmekten geri durmamıştır.
520 syf.
·34 günde
*2019 Yılının Göbekli Tepe Yılı olarak ilan edilmesine hürmeten okumaya niyetlendiğim bu kitabın adı ve konusu Göbekli Tepe olmasına rağmen ilk 60 sayfadan sonra 475’inci sayfaya kadar içinde Göbekli Tepe hakkında hiçbir bilginin geçmediği,
*Kitabın kapağında “Tanrıların Doğuşu” söylemi kullanılmış olduğu halde içeriğinde çok yoğun bir şekilde Hıristiyanlık propagandasının yapıldığı,
*En iyimser yaklaşımla; 1000 yıldır Türk yurdu olduğu halde Anadolu’nun doğusu için kitap boyunca ısrarla ve şuursuzca “Büyük Ermenistan” tanımının kullanıldığı ve “Ermeni Soykırımı” söyleminin pelesenk haline getirildiği -ki, para verseniz böyle bir propaganda yaptıramazsınız-,
*Hesapta din temelli teolojik yaklaşımlar ve açıklamalar yapmaya öykünüp -yok saydığı- İslam Dininin ancak birkaç kere mecburen ve yalan-yanlış dillendirildiği,
*Kendi içinde tutarsız, bilimsellikten uzak, ayarsız, rüyalarındaki imgelerin peşine koşarak zorlama fikirlerle efsaneler çözen! megaloman “bu kitabın yazarını” kesinlikle zaman kaybı olarak gördüm fakat ibret için okudum ve sonuçta nefret ettim.
520 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın ilk 250 sayfası Göbekli Tepe'nin geçmişine dair özellikle M.Ö 10900 yıllarına ait kuzey göğündeki Takım yıldızları ve Göbekli Tepe'deki figürlerin bu takım yıldızları ve diğer göksel cisimlerle olan bağlantısı hakkında bu tür konulara ilgisi olmayanlara sıkıcı gelebilecek bilgiler veriliyor. Zaten yazar kitabın bir yerinde bunun farkında olarak adeta sıkın dişinizi birazdan asıl film başlayacak türde bir mesaj veriyor. Gerçekten de o 250 sayfanın ardından soluksuz bir şekilde gizemlerle dolu bir yolculuk başlıyor. Üstelik bu yolculuk çok da uzak bir yere değil, hemen burnumuzun dibindeki Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyasının belli başlı 3-4 ili içinde Cennetin yerini arıyor. Bingöl, Muş, Van, Diyarbakır, Hakkari ve Şanlıurfa ekseninde yapılan bu yolculukta yazar nihayet cenneti ve içsel huzuru Varto'nun bir köyünde buluyor.
476 syf.
·Beğendi·10/10
Dinler, Mitler ve birbirini içine geçmiş diğer inançlar ve gelenekler... Bu kitapta Tevrat'ta bahsi geçen NEFİLİMLER'den yola çıkan yazar Düşmüş Melekler hikayesi ekseninde ve özellikle peygamber HANOC'un izini sürerek bütün dinlerin bir yerde birbirine geçmiş aynı ortak anıyı anlattıklarını vurguluyor.
399 syf.
·Beğendi·10/10
Andrew Collins bizi aydınlatmaya ve aynı zamanda müthiş birikimiyle şaşırtmaya devam ediyor. Dinlerin kökenine ve onların ritüellerinin kaynağına doğru müthiş bir yolculuk. Okurken öğreneceğiniz bilgilerin bugün halen devam eden bazı dini ritüel ve geleneklerin kaynağı olduğunu görünce çok şaşıracaksınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Andrew Collins
Unvan:
İngiliz Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Bedford, Birleşik Krallık, 1957
Andrew Collins Wickford Essex kasabasında büyüdü. Gençken UFO araştırmacısı oldu ve 1977'de Birleşik Krallık'ta bildirilen ilk kayıp kaçırma davasını araştırdı ve bu soruşturma onun hayatını değiştirdi. Strange Phenomena dergisinde gazeteci oldu. UFO'lar, tarihöncesi yerler, toprak enerjileri ve insan zihni arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamaya çalışan psikolojik yardıma başvurdu. Bir bilim ve tarih yazarı olarak, günümüzde hala ayakta olan antik anıtların ve tapınakların nasıl inşa edildiğini inceleyen en çok satan The Cygnus Mystery da dahil olmak üzere geçmişi algılama biçimimize meydan okuyan çeşitli kitaplar yazdı.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 54 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 108 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.