Doğa bilimci Darwin şöyle der: “Bir Tahitilinin yanında banyo yapan beyaz adam, açık arazide büyüyüp serpilmiş koyu yeşil, güzel bir bitkinin yanında bahçıvan marifetiyle ağartılmış bir bitkiye benzer.”
Onların giysi dolaplarını açıp elbiselerine baktığımda, çimenli ovalara veya çiçekli çayırlara hiç gitmediklerini, daha ziyade tozlu tüccar borsalarına ve kütüphanelere gittiklerini hatırlarım.
Bütün gün evinde boş boş oturan kişi dünyanın en büyük aylağı olabilir ama boşgezen, olumlu anlamıyla, kıvrıla kıvrıla akarak denize giden en kısa yolu azimle arayan bir nehirden daha aylak değildir.