"Ey Beşeriyet! Otur, rahat et ve sorunu sor!"
Beşeriyet oturmadı ve dedi ki:
“Oturmak, rahat etmek mi? Yazık, acaba yüz binlerce senedir oturacak, rahat edecek zaman mı buldum? Bir taraftan geçim derdi, diğer taraftan kendi vücudumdaki bin türlü hastalık rahat etmeye zaman mı bırakıyor?
O anda Başkan ayağa kalktı:
"Ey Beşeriyet! Mutluluk; hayatı olduğu gibi kabul etmek, ağır işlerine razı olmak ve bunların iyileştirilmesine çalışmaktadır." dedi.
Beşeriyet ayağa kalktı ve:
"Ya Fahr-i Alem! (Hz. Muhammet) Beşeriyet dertlerini anlayarak çözümü bulan sadece sensin." dedi.
Halkımız içinde bir takım insanlar var ki sadece "bildiğini bilmez." Bunun yanında her şeyi bilirim havasındadır. Doktor değildir. Ancak doktorları küçük görür. Önüne gelene ilaç tavsiye eder. Evlenmesini asla bilmemiş, içi ve dışı çirkin bir kadın ile evlenenler ise her gence evlenme yöntemleri öğretir. Çok para harcayarak yaptırdığı ev, ahıra benzer. Bununla beraber Mimar Sinan'ı bile beğenmez...