“Eğer bir kimse bana, ahiretim ile ilgili bir defa iyilik edip, dünya ile ilgili binlerce kötülük etse, ben onun bir defa yaptığı iyiliği önemli görürüm.
Çünkü iyi ahlak bunu gerektirir.”
Mevlana’nın eserlerini İngilizceye kazandıran Reynold Alleyne Nicholson Şems’i şöyle anlatır:
“O, âlim olmamakla beraber, iddetli bir ruhani cezbenin tesiri altında bulunuyordu. Bu anlamda tasavvufun
en derin sırlarına hâkimdi. Bu sebeple, etrafında olanlar üzerinde muazzam bir etki bırakıyordu. Gerek bu itibarla, gerek iddetli azmi, fakr, esrarengiz ölümü sebebiyle Şems ile Sokrat arasında bir benzerlik göze çarpar.
Her ikisi de dâhiydi. Yine her ikisi de, somut ve etkili fikirlerinin birer sanatkârane şekil almasını sağlıyorlardı. Üstelik her ikisi de açıkça bilinirliği olan ilimlerinin gereksizliğini savunmuş, nefis konusunu temize çıkarmanın ve
vicdanın temizlenmesinin zorunlu olduğunu savunmuş, aşkın yüce bir varlık olduğunu dile getirmişlerdir."