Şems-i Tebrizi, oldukça ileri düzeyde tasavvufi bilgiye sahipti. Üst düzey tasavvufi kavramları, daha çocuk yaştan itibaren ruhunun derinliklerinde hissetmiş bir isimdi.
Daha küçük yaşlardayken bile Şems, hakikat peşinde mana arayan bir çocuktu. Kendisine bir gün istediği bir şey olup olmadığı sorulduğunda, onun cevabı,
“Keşke bendeki her şeyi de alsanız ve benim olanı bana
verseniz...” şeklinde olmuştu. Şemsi tanıyan herkes, ondaki faklı bakış açısını bilirdi.