“Ah! Bugün kim bilir nerede sevda hulyaları ile mest olan o genç kız - eğer kendisi için öyle bir genç kız yaratılmış ise - ne zaman yolunun üstüne tesadüf edecek [çıkacak] ?..”
“…Şu çocuk, yarın genç bir kız olacak; inkişafa müheyya bir gonca [açmaya hazır bir gonca] ki büsbütün tezehhürüne [çiçekleşmesine] yalnız bir bahar sabahı kifayet edecek [yetecek].”
“Sema [Gökyüzü]; bu siyah levhanın üzerinde, ötesinde berisinde beyaz münevver [ışıklı] pullar serpilmiş, ara sıra muhtelif noktalarında uçan beyaz tüller harekete gelmiş sırma işlenmiş bir örtü gibi eteklerini görülmez ufuklara salıvermiş,zulmetlerin sevda dolu göğsüne döküvermiş idi.”
…” Öyle zannediyorum ki iştihar perisi [şöhret perisi] gelip makhur, mağlup [yenilererek] ayaklarımın altına atılacak; kendimi birden yükselmiş göreceğim,
o zaman: “Ben bugün şu toprak parçasının üzerinde birisiyim!” diyebileceğim…”