Toplumun geçirdiği ekonomik ve toplumsal dönüşüm ahlakiliği toplum hayatiyetinin vazgeçilmez bir vasıtası olmaktan çıkarmış durumdadır. "Olduğunuz gibi olun ve kendinizi olduğunuz gibi kabul edin. Duygularınızı ahlâkî ölçütleri dikkate almaksızın açıklayın." diyen entelektüel hareket, ahlakiliği neredeyse açıkça eleştirmektedir.
Aynen Thomas Szasz gibi düşünüyorum: Hayat çözülmesi gereken bir sorun değildir. Her gün olabildiğince akıllı, olabildiğince bütün ve olabildiğince duyarlılıkla yaşanması gereken bir şeydir hayat. Katlanmamız gereken bir şeydir. Onun çözümü yoktur.
Modern dünyanın kandırmacası da budur işte: Her şeye yetişmek isterken hiçbir şeye yetişememek, her şeye sahip olmak isterken aslında hiçbir şeye sahip olamamak