Maalesef duygu ve karakterlerin içine tam anlamıyla giremediğim bazı şeylerin havada kaldığı bir kitap oldu benim için Uğultulu Tepeler. Kitabı, hakkında okuduğum etkileyici ve merak uyandırıcı yorumlar sonucunda büyük bir beklentiyle aldım elime. Tabiî ki romana başlamadan önce ( ne kadar araştırırsam araştırayım tam anlamıyla o dönemi, yazarı tanıyamayacağımın bilincinde) yazar ve yazılan dönem hakkında olabildiğince bilgi toplamaya çalıştım ve buna rağmen kitabın içine giremedim.
Yazarın karakterlerin duygularında çok fazla durmadığı izlenimini yarattı bende. Birçok okur Heathcliff'ten nefret etmiş ya da yaptıklarının kendilerini çok etkilediğini söylemiş ama ben onlarla aynı kanıda değilim. Catherine ve Heathcliff'in küçüklükten gelen bağlılığı, bir araya geldiklerinde nasıl birbirlerini tamamladıkları, bu ikilinin biribirinden ayrı geçen yaşamlarında yaşadıkları psikolojik etkileri ve birbirlerine tekrar kavuştuklarındaki duyguları tam olarak aktarılamamış.
Kitaba başlamadan önce okuyan birçok insanın Heathcliff hakkındaki tutumu beni ister istemez o karaktere karşı önyargılı yaptı ama kitabı okurken her ne kadar karakterin yaptıklarını onaylamasam da ondan nefret etmedim. Küçükken çevresinin ona karşı kötü tutumu da aynı şekilde ona acımama ya da üzülmeme sebep olmadı.
Söyleyeceklerimi toparlamam gerekirse başlarda yani karakterlerin çocukluk döneminde gerçekten merakla ve karakterleri tanıyarak okuduğum kitap, karakterler büyüdükten sonra duyguyu yansıtma konusunda çok yavan kaldı. Yukarda dediğim gibi dönem ve yazar hakkında araştırma yapmış olsam da belki de yaptığım araştıma kitaptaki o duyguyu ve karakterle kurmak istediğim bağı oluşturmamda yeterli olmadı ama her ne olursa olsun gerçekten güzel ve klasiklere yeni başlayan okurlar için tavsiye