"Evet, ruhun yarası hiçbir zaman tam olarak kapanmıyor. Beden daha çabuk onarıyor kendini. Kalbin attığı sürece vücut iyileşebilir. Oysa ruhun bir kez darbe aldı mı, o yara dikiş tutmuyor. Sonuna kadar kendi kendine kanamayı sürdürüyor. Ama öte yandan, hayat da devam ediyor. Ben yeniden başlayamam sanırdım. Başka birini sevemem sanırdım. Oluyormuş..."
Sonra çileli ömründe çektiği onca sıkıntıdan dolayı gözlerinin içi ancak çocuklarının iyi haberleriyle gülen anacığımı düşünmüştüm içim burkularak; dünyası mahallesiyle sınırlı olan, uzakta oturan bir akrabasını ziyarete gittiğinde kendini sefere çıkmış farz eden, tüm hayatı çocuklarının etrafında dönen anacığımı. Sanırım biraz da onun yüzünden istemiştim vatanımdaki kadınların da güzel günler görmesini, mutluluğu tatmasını.