Yollarımızın kesiştiği o ilk günü, gurbetin ortasında birbirimize nasıl sığındığımızı ve o dolu dolu geçen bir yılı dün gibi hatırlıyorum. Kilometrelerce uzağa düşsek de, araya giren şehirler o bağa dokunamadı; tam dört yıl boyunca mesafeleri sadece birer sayıdan ibaret kıldık. Hayatımda 'dost' kelimesinin içini dolduran tek insandın.
Birlikte büyüdük, paylaştık, okuduk, dertleştik... Burası da seninle hayatıma giren, sayfalarında birbirimizi bulduğumuz bir duraktı.
Sonra bir gün, o çok güvendiğim bağ, hiç beklediğim bir yerden kırıldı. Yaşanan o kırgınlık olmasaydı, bu cümleleri bir gün bir yerlerde birbirimizden habersiz okuyacağımız kitapların altına değil, yine birbirimizin yüzüne söylerdim. Yaşananlar içimdeki o kocaman yeri upuzun bir sessizliğe gömdü.
Seni özlüyorum. Paylaştığımız o güzel günleri, dostluğumuzun o saf halini çok özlüyorum. Ama bazen sevmek ve özlemek, her şeyi kaldığı yerden devam ettirmeye yetmiyor; kırılan güveni tamir etmeye de gücüm yok, sana o adımı atmaya da...
Bu yazı, 2021'de başlayan o güzel hikayemizin, gurbette bulup şehirler ötesinde büyüttüğümüz o koca dostluğun anısına buraya bırakılan bir sessiz çığlık. Bir gün buralara yolun düşer de okursan bil ki; kırgınım ama o güzel yılların hatrı, içimdeki yerin her zaman bambaşka...