Bilal Akkaya

Aristoteles' e göre, başkalarının fiyaskolarına sempatiyle bakmamızın arka planında, benzer şartlarda bizim de benzer bir felaket yaşayabileceğimiz hissi vardır; yine aynı şekilde, etrafımızdakilerin yaşadığı acı olayların bizim de başımıza gelebilmesi olasılığı azaldıkça, bizdeki acıma hissi de azalır. Bir kahramana acımayla ve özdeşleşmeyle bakabilmemiz için, onun başına gelenlerin bizim olasılıklar sınırlarımızın içinde yer alması gerekir.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Reklam
Önemli olan, tümüyle rastlantı sonucu bir ara­ ya gelmiş bir grup insana nasıl göründüğümüz değil, kendi bildiğimiz halimizle ne olduğumuzdur. Schopenhauer da tam bu noktaya parmak basar: "Eleştiriler, hedefe isabet ettik­leri ölçüde acıtırlar canımızı. Kendisine yöneltilen bir eleştiriyi gerçekte hak etmediğini bilen kişi, onu kolayca ve güvenle görmezden gelebilir."
Sayfa 146·Kitabı okudu
Çaba olmazsa başarısızlık olmaz, başarısızlık olmayınca da kişide aşağılık hissi uyanmaz. Dolayısıyla şu dünyada kendimize duyduğumuz saygı ve güveni belirleyen, yöneldi­ ğimiz hedeflerdir. Kendimize duyduğumuz saygı, gerçekleş­tirdiğimiz başarıların potansiyelimize olan oranıyla çıkar or­taya
Sayfa 65·Kitabı okudu