Sonuç ne oldu? Bir düşünün; o sert bakışlı hakim bana ölüm cezası verilmesinin sebebini Michiko'yla uzun bir süre zina yapmış olmak diyerek resmi bir belgeyle tüm dünyaya ilan etmedi mi? Michiko benimdi. Ve sonsuza kadar benim olacağı da mahkeme kararıyla beyan edilmişti.
Benim ölüm cezasına çarptırılmamım onursuzluğu elbetteki çok büyük ama senin hakkında zina yapmanın yanısıra aptalca bir tutku yüzünden kendini öldürttü denilmesi de onurlu değil. Ölene dek beni lanetleyen Seizö'nun, karısını bir başka adama kaptırıp üzerine bir de öldürülmesi de onurlu değil. Sadece bir taşralı olan bu genç, bir zamanlar toplumda iyi tanınan siz ikinizin onurunu ve şerefini kurtarmaya hiç de hevesli değil.
İntikam almaya karar vermiştim. Evet, Michiko beni oyuncağı yapmıştı. Kocasının onu sevmemesi, eziyet etmesi, tüm bunlar ne demekti? Bana gösterdiği o kollarındaki yaralar! Ah, şeytan! O zamanlar gerçekten ona acımıştım. Oysa hepsi yalandı, aldatmacaydı. Michiko, başta ben olmak üzere pek çok gençle alay etmişti. Michiko, sen gerçekten kocana olan sadakatini korumuştun. Ama kaç erkeğin kalbini kendine oyuncak yaptın? Bunun affedilebileceğini mi düşündün?