“Birlikte serbestçe oyun oynarken hangi becerileri ediniyor çocuklar? Öncelikle çocukken başka çocukların yanında kendi başınıza olduğunuzda “Bir şeyler yapmayı öğreniyorsunuz,” diyor Lenore. Bir oyun bulmak için yaratıcılığınızı kullanmanız gerekiyor. Sonra diğer çocukları bulduğunuz oyunun en iyi oyun olduğuna ikna etmeniz gerekiyor. Sonra “oyunun devam etmesi için insanları okumayı öğreniyorsunuz”. Sıra size ya da onlara geldiğinde müzakere etmeyi öğrenmeniz gerekiyor-diğer insanların arzu ve ihtiyaçlarını,bunları nasıl karşılayacağınızı öğrenmeniz gerekiyor yani. Hayal kırıklığı ya da hüsranla baş etmeyi öğreniyorsunuz.Tüm bunları “dışarıda bırakılarak,yeni bir oyun bularak,kaybolarak,ağaçlara tırmanarak”öğreniyorsunuz. Sonra biri çıkıp “Daha yükseğe tırmansana diyor!” ve tırmansam mı diye kararsız kalıyorsunuz. Sonra tırmanıyorsunuz ve havalara uçuyorsunuz,bir sonraki sefere daha da yükseğe tırmanıyorsunuz-ya da biraz daha yükseğe tırmanınca korkup ağlıyorsunuz…. Ama tepedesiniz artık. Bunların hepsi dikkatin hayati biçimleri.”
“Yüzyıllardır ilk defa dünya hep birlikte koşturmayı bırakıp durmayı seçmişti. Toplum olarak hız ve büyümeden başka bir şeye değer vermeye karar vermiştik. Kafamızı yukarı kaldırıp ağaçları görmüştük.”
“İnanmak için görmeleri gerekiyor insanların.Çocukların çiçek açtığını görmeleri. Sonrasında çocuklarına daha önce neden güvenmediklerini anlayamaz oluyorlar. İnsanların kafasındaki resmi değiştirmek gerekiyor. “