Onu ayağa kaldırırken tepeden tırnağa titrediğini hissettim, bir kez daha beni bağışlamasını rica ettim, neden bağışlayacaktı bilmem ama buna şaşırmadım, hep özür dilemek de benim kaderimdi, kendimden bile özür dilediğim oluyordu, böyle olduğum, yaradılışım böyle olduğu için özür dilerdim kendimden...
Kendi kendime kalabilirim , çünkü ben hiç bir zaman yalnız değilim sadece tek başımayım, düşüncelerin kalabalıklaştırdığı bir yalnızlığın içinde yaşarım; bir bakıma ilksizliğin ve sonsuzluğun donkişotuyum, ilksizliğin ve sonsuzluğun benim gibilere zaafı var galiba.
İnsanın doğuşunu görmekten herkes kaçar, ama ölümünü görmeğe hep koşa koşa gideriz. İnsanı öldürmek için hep gün ışığında, geniş meydanlar ararız, ama onu yaratmak için karanlık köşelere gizleniriz. İnsanı yaparken gizlenip utanmak bir ödev, onu öldürmesini bilmekse birçok erdemleri içine alan bir şereftir. Biri günah öteki sevaptır.