Geldiğim ıssız yerlerde eski bir söz vardır: "Cehalet hiçbir şey bilmemek ve iyinin cazibesine kapılmaktır. Masumiyetse her şeyi bilmek ve yine de iyinin cazibesine kapılmaktır"
Daha önce süregiden hayatta bir çöküş yaşanmadan yeni bir hayat pek mümkün olmadığından, her şeyi psişeyi ışıl ışıl aydınlatan bir zirvede tutmakta ısrar eden sevgililer, günlerini giderek artan bir şekilde kemikleşen bir ilişkinin cenderesinde geçirirler. Sevgiyi sadece olumlu biçimiyle yaşatma arzusu, sonunda sevginin azalıp temelli ölmesine yol açar.
Kurtları gözlemleyen herkes, onların birbirlerine ne kadar derin bir bağlılık duyduklarını görür. Eşler, ilişkilerini çoğu zaman yaşam boyu sürdürürler. Geçinemeseler de, uyuşmazlıklar olsa da, bağlılıkları sert kışlar, verimli ilkbaharlar, uzun yürüyüşler, yeni yavrular, eski avcılar, sürü dansları ve grup şarkıları boyunca devam eder. İnsanların ilişkilerdeki ihtiyaçları da bundan farklı değildir.