You're Perfect, Right?
6/10
·162 syf.··
Beğendi
·
2026 113. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:57
Kitabımızın asıl olayı, bir katille FBI ajanı arasındaki aşk; av-avcı tropunun bir çeşit varyasyonu anlayacağınız. Genelde konusunu anlatarak incelemeye giriş yapardım ama hem olaylarla hem de karakterlerle ilgili o kadar az şey biliyoruz ki bu sefer fazla uzatamayacağım. Lana Myers, geçmişinde abisi ve babasını da içeren ve okuyucunun henüz giriş kitabında öğrenemediği bir trajedi yaşıyor. Anladığım kadarıyla işin içinde cinsel suçlar da var. Yıllar sonra ise kızımız kendini toparlayarak onlara bu kötülüğü edenleri avlamaya başlıyor. Ama kısmet ya, tam da diğer vakaların arasında onunkine de bakan bir FBI ajanıyla bir anda yakınlaşmaya başlıyor. Ki zamanlama bana oldukça tuhaf geldi çünkü Lana, başına gelen olaydan on koca yıl sonra intikam almaya başlıyor ve o kadar vakit varken ajanla henüz iş üstündeyken bir ilişkilerinin olmaya başlaması bana kalırsa kesinlikle fazla tesadüfi bir durumdu. Bakın, kitap 160 sayfacık, puntosu gayet iyi. Bölüm başları hem yarım sayfa hem de Albert Einstein'ın sözleri ile başlıyor. Sonunda ise bir sayfalık boşluk var. Yani acayip derecede kolay ve hızlı okunan bir kitap. Yazım dili çok düz, konusu ise hiç derin değil. Zaten ortada birilerini öldüren bir kadın karakter ve bir ajanla yaşadığı tuhaf ilişki dışında herhangi bir şey de yok. Yani ancak kafa dağıtma ya da RS'yi atlatma amacıyla okunacak türden bir roman bu. Yine de... Yaşınız yetiyorsa okuyun elbette çünkü içinde smut var. Bu yüzden de 18 yaşın altındaysanız zaten Mindf*ck 1: Risk 'tan uzak durmalısınız. Bu kitap serinin ilk kitabı ama yeniden söylüyorum, her şey o kadar belirsiz ki yazar okuyucuya hiçbir bilgi verme zahmetine girmemiş. Ne ana karakterlerin ne de kötülerin geçmişini biliyoruz. Lana'nın tüm bu intikam silsilesine girişmesine neden olan olay bile bize
1000Kitap
Mindf*ck 1: RiskS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026592 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 40. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:22
Hayatı nerede sorgulayacağımız hiç belli olmuyor. Mesela kahramanımız işlerinden bunalıp tatile çıkacaktı ki yol kapalıymış, farklı eski yollardan gide gide kayboldu ve ismi dünyanın kıyısındaki kafe olan o kafeye girdi. Menüde yiyecekler kısmı bittikten sonra 3 tane soru onu bekliyordu. 1) Neden buradasın? 2) Ölümden korkuyor musun? 3)Halinden memnun musun? Tabii bir de menünün başında takıldığı yerler için garsondan bilgi alabileceği detayı da vardı. Bizim tuhaf tarafı garson da kafenin sahibi de John'un düşüncelerini okur gibi cevaplar veriyordu. Bu esrarengiz kafede kahramanımızla beraber biz de burada ne yapıyoruz, neden buradayız diye sorgulamaya başlıyoruz. İncecik bir kitap akıcı dili ile hemencecik bitiyor, bizi de bir kenarda düşüncelerimizle baş başa bırakıyor. O halde önce John hayat sorgulasın sonra sıra bizde. Okumak isteyen herkese tavsiyemdir
1000Kitap
Dünyanın Kıyısındaki KafeJohn Strelecky · Pegasus Yayınları · 20211,209 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendinizle yüzleştiğinizde kanınız çekilecek
9/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Aslında kitabı okuyalı 1 ayı geçti, ama inceleme yazmayı unutmuştum, Gizem Berksoy incelemesini okuyunca "ben de yazmalıyım" dedim, teşekkürler kuzum Bu kitap çok enteresan bir kitap. Normalde hep üçüncü kişilerin hikayesini okuyup "ben olsam ne yapardım" deriz, bu kitap ona izin vermiyor, sizi doğrudan birinci kişi haline getiriyor, olayı okumuyorsunuz, yaşamak zorunda kalıyorsunuz, Çünkü kitabın kime yazıldığı belli değil, belki de size yazıldı? Zaten bu duygu dünyasına girdiğinizde kitabın niteliği değişiyor, daha en başta bir uyarı var: -"Son bölümü asla önceden okuma" Anlıyorsunuz ki son sayfada, son bölümde bir gizem var ve bu gizem erken ortaya çıkarsa bir problem yaratacak. Ve sona geldiğinizde anlıyorsunuz ki bu uyarı boşa yapılmamış. Gerçekten son kısımda beyninizi yakacak bir sürpriz hazırda bekliyor. Yazarın ilk kitabı olan Yarının Öyküleri de benzer şekilde yaptığı ters köşelerle beynimizi yakmıştı, Ama onun olayı başkaydı, Black Mirror gibi "izleyeni" şaşırtıyordu, Burada yazar Çağlar Kulaksız bizzat "sizi" şaşırtıyor, sizi ters köşeye düşürüyor. Yazara gidip "abi sen ne yaptın ya?" diye sorasınız geliyor. Ben kitabı çok beğendim ancak bir müddet de etkisinden çıkamadım, moralim bozuldu, canım sıkıldı, kendimi sorgularken buldum. Belki de sandığım kadar ahlaklı değilim dedim. Eğer yazarın türü ilk kitapsa, bu kitap farklı bir tür olmuş. Eğer yazarın türü bu kitapsa, bu türde devam etmeli çünkü felsefi sorguyu bu denli içselleştiren çok az kitap var.
Bitimsizlik SendromuÇağlar Kulaksız · İzan Yayıncılık · 20266 okunma
hız haz ayartı çağında bilinç nerede?
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 137. kitabı
David J. Chalmers ’ın "bilinç gizemdir" dediği yerden Yuval Noah Harari ‘nin "bilinçsiz zeka dünyayı yönetiyor" dediği yere geldik. Orada ipotek başlıyor. 1. Dikkatin ipotekli Ortaçağda kilise "ne düşüneceğini" kontrol ederdi. Bugün algoritma "neye bakacağını" kontrol ediyor. • TikTok açıyorsun, 3 saat sonra fark ediyorsun. • Instagram sonsuz scroll. Dopamin kredisiyle seni bağlıyor. • Bildirim = minik faiz. Dikkatini çekip geri ödettiriyor. Yuval Noah Harari ‘nin dediği: "İnsan dikkat dağıtma üzerine kurulu bir toplumda yaşıyor." Bilinçli olmak, farkında olmak acı veriyor. Çünkü sistem senden "tüket, kaydır, tıkla" istiyor. Derin düşünce reklam arası. Bu David J. Chalmers ’ın zor problemi değil. Bu kolay problemin silaha dönüşmesi: Davranışın, tercihin, arzun modelleniyor. 2. Arzuların ipotekli Tasavvuf "nefsini bil" der. Bugün nefsini algoritma senden iyi biliyor. • Amazon ne alacağını senden önce tahmin ediyor. • Spotify üzgün olduğunu anlayıp ona göre şarkı veriyor. • YouTube "radikalleştirme tüneli": Bir videodan giriyorsun, 2 saat sonra bambaşka bir insansın. Chalmers’ın "fenomenal bilinç" dediği şey, yani "kendi deneyiminin sahibi olmak", elinden kayıyor. Çünkü deneyimini neyin tetikleyeceğini sen seçmiyorsun. Akış seçiyor. 3. "Ben"in ipotekli En tehlikelisi bu. Sosyal medya kimliğin = beğeni + takipçi + story. • Fotoğraf çekiyorsun, "atınca nasıl durur" diye düşünüyorsun. Anı yaşamıyorsun, anı üretiyorsun. • CV’ni LinkedIn’e göre yazıyorsun. • Fikrini Twitter’da linç yemeyecek şekilde törpülüyorsun. İlhan İnan ’ın "merak" dediği şey ölüyor. Çünkü merak riskli. Sistem "onaylanan içerik" istiyor. Bilinçli soru soran insan yalnızlaşıyor. Harari’nin dediği gibi: "Bilinçli insanlar aileyi, kurumu rahatsız eder." Ama %100 ipotek değil. Kumanda hala sende. Neden? 1. Farkındalık = İlk haciz
Alıntı
Bilinçli ZihinDavid J. Chalmers · Fol Yayınevi · 202412 okunma
Tilkinin Gösterdiği Yol
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:12
Elbis Saren, insanların cadı olarak andığı tuhaf bir şifacı kadınla birlikte yaşamaktadır. Bir gün yine her zamanki gibi Oro Ana için malzeme toplamak üzere ormana girmişken karşısına tam da listesinde bulunan bir tilki çıkar ve oğlan da doğal olarak onun peşine düşer. Tabii tüyleri tıpkı altından iplikler gibi parıldayan bu tilkinin peşindeki tek kişi o değildir. Kısa sürede biri büyücü, diğeriyse avcı olan iki kişiyle karşı karşıya kalan El, oradan kaçmak yerine kendini bile şaşırtarak zavallı hayvanın yardımına koşmaya karar verir. Elbette ki sadece saf amaçlar gütmüyordur ama olsun. Şimdilik elimizdeki en iyi şey bu. Bir noktada Elbis, kapandan kurtarmayı başardığı tilkiyle beraber kaçmaya başlar. Arkasından gelen düşmanlara rağmen ona yol gösteren küçük tilkinin rehberliğini kabul eden Elbis, bir süre sonra kendini bildiği ormanın çok ötesinde bulur. O andan sonra geri dönmek artık bir seçenek olmaktan çıktığı için de mecburen tilkinin peşinden ilerlemeye devam eder. Ve sonunda karşısına, bir dağın içindeki sıradışı gölün üzerinde yükselen devasa bir yapı çıkar. Özel varlıkların gittiği bir okul: Nyxhaven Akademisi. İşin kötü tarafı, Elbis bir insan olmasına ve bunu yapamayacak olmasına karşın akademi sınırları içerisine girmeyi başarır fakat aynı zamanda çıkış yolu da ardından kapanır. Çünkü akademi öğrencilerinin oradan ayrılabilmesinin yegâne yolu, öğretim yılını başarıyla tamamlamaları hâlinde mümkündür. Belki diğerleri için bu oldukça basit bir görevdir fakat Elbis, bu süre zarfında hayatta kalabilmek için hem kendi türüne karşı büyük bir nefret besleyen bu doğaüstü canlıların arasında kimliğini gizlemelidir hem de 1. sınıfı bitirene kadar canlı kalmayı başarmalıdır. Hikâyenin genel şekilde konusu bu şekildeydi. Öncelikle söylemeliyim ki fantastik
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202623 okunma
Puan vermedi·792 syf.··
2026 29. kitabı
Bilmiyorum kitapların ön sözlerini okuyor musunuz ama bu kitap için mütercimin ön sözü ve yazar ön sözü kısımlarını okuyarak başlamanız önemli. Çeviri için çok büyük emek veren #hamdiakyol, kitabın başında bazı açıklamalarda bulunmuş. Tarih kitaplarından en büyük beklenti doğru bilgi olduğu kadar objektifliktir. Maalesef çoğu tarih kitabında bunları bulamayız. Bu kitapta da yazarın zaman zaman yanlı bir bakış açısına kaydığı, verdiği bilgilerin Türkleri ve müslümanları rahatsız edebileceğini belirtmiş. İşin ilginç yanı yazar da kendi yazdığı ön sözde dürüstçe bunun doğru olduğunu söylüyor. Açıklaması hayli keyifli. Bruno'nun karakterlerinden birinin ağzından söylediği "Eğer doğru değilse de çok iyi uydurulmuş" sözü durumu açıklayabilir diyor. Geçmişte yeterli yazılı kaynak olmayan dönemler için kendi tahminlerini kullanmış. Eh, yazar böyle samimiyetle açıklama yapınca, o zaman inanıp inanmamak da bana kalmış diyerek rahatlıkla okumaya başlıyorsunuz. İlk ciltte ele alınan kısımlar; İslamiyetin ortaya çıkışından Anadolu Beylikleri dönemine kadar. Her ne kadar belli bir düzeni olsa da kronolojik bir sıralama yok. O yüzden ben okurken yazarın tavsiyesine uydum. Her bölümün başında o bölümün içeriği anlatılıyor. Özellikle ilginizi çeken bölümü okuyabiliyorsunuz. Ben ilk olarak peygamberimiz ile ilgili bölümü okudum mesela. Onun dışında da önceliğim dikkatimi çeken diğer bölümler oldu. Anlatım son derece yalın ve renkli. Yazarın kendi düşüncelerini aktarması beni rahatsız etmedi açıkçası. Çünkü herhangi bir düşünceye karşı çıkmak için önce o düşünceyi bilmek gerekir diye düşünüyorum. Ayrıca bazen yanlış bilgi sizi araştırmaya iter ve siz o vesile ile çok daha ilginç bilgiler ile karşılaşırsınız. Emek verilmiş, oldukça kapsamlı ve farklı yönlerden ele alınmış konu. İlgisini
İslâm Dünyası Tarihi 1Michael Cook · The Kitap · 202523 okunma