Gerçek sevgiyi tadanlar sıhhatleri yerinde,kendilerinden emin, gururlu, neşeli insanlar değildir. Onların buna ihtiyaçları yoktur zaten; sevilmeyi kabul ediyorlarsa bunu ,sanki herkes kendilerine saygı borçlu imiş gibi böbürlenerek, aldırmayarak yaparlar başka birinin kendilerine bağışladı bu sevgi onlar için sadece bir düştür. Saçlarında bir ziynet bileklerinde bir bileziktir. Ancak kaderin sillesini yemiş olan acizler, biçareler, felaketzedelerdir ki sevgiden bir fayda görürler. birisi ömrünü onlara hasretimi, böylelikle hayatın kendilerinden esirgediğini de bahsetmiş olur onlara . Ve ancak onlardır ki alçakgönüllü, minnetle severler.
Bir kadın utanç duygusunu bile alt ederek sevgisini bir erkeğe sunarsa ,fakat bunun karşılığını bulmaktan emin olamazsa ,erkek de direnip soğuk durursa ,İşte o zaman durum fecidir! Bir erkek ,kendisini arzulayan bir kadını reddederse o kadının en ince duygularını yaralamış demektir. Kadın sevgisini açıkladıktan sonra ,erkek bu red işini ne kadar nazik yaparsa yapsın boştur. Bu konuda ileri sürebileceği en ustalıklı mazeretler dahi saçmadır. Sadece dost kalmak ,arkadaş kalmak için yaratacağı teklifler aşağılatıcıdır! O zaman bir erkeğin böyle direnmesi er geç zalimlik haline gelir. İstemeden suçlu durumuna düşmüştür o. Korkunç bir durumdur bu, halledilmesi de imkânsızdır.
Yazarların üzerine hiç durmadıkları şu gerçeği o andan itibaren anlamaya başlıyordum. Hastalar ,sakatlar ,bedeni bakımdan düşkünler, tam tersine mutlu ve sıhhatli insanlardan çok daha büyük bir ihtiras ve şiddet de severler. Sevgileri çok aşırı, çok koyudur; Bu umutsuz insanların ihtirasından daha kuvvetlisi yoktur yeryüzünde ve bunlar sevgiyi yaşamalarının tek sebebi sayarlar. Yaşama arzusunun en korkunç feryadı asıl, en derin umutsuzluk uçurumundan en ihtiraslı şekilde yükselir
Biz gülüşüp şakalaşırken, birçok insanlar yataklarında can çekişip ölürler. Milyonlarca evde sefalet ,yoksulluk hüküm sürer. Bir yığın insan açlıktan, hastalıktan kıvranırken, sayısız insanlar da taş ocaklarında, madenlerde ,fabrikalarda köle gibi çalışıp çabalarlar. Cezaevleri adam doludur . Fakat birisi bu yüzden aptalcasına üzüldü diye, hiçbirinin çektiği eziyet azalacak değildir. İnsan bütün dünyanın çekmekte olduğu sefaleti düşünmeye kalkarsa neşesi yok olur, uykusu kaçar! Fakat asıl sizi şaşırtıp harap eden, hayalinizden geçirdiğiniz ıstırap değil de, kendi gözünüzle görmüş olduğunuz ıstıraptır