Çevirmen:
Volkan Ünal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2022 00:42
Bir süvari subayı olan Hofmiller, kasabada zengin ve tanınmış bir aile olan Kekesfalva ailesi ile tanışır, ister istemez yakınlaşır ve olaylar gelişir. Ailenin sakat kızı Edith ile kahramanımız Anton arasında gelişen yakınlık zamanla iki taraf için de (hatta herkes için) çıkmaz bir hal almaya başlar. Öncelikle şunu söylemeliyim ki kitabın ortalarına kadar sıkılmanız mümkün, ama LÜTFEN bırakmayın çünkü olaylar ikinci yarıda gelişecek ve ilginç bir hal alacak. Özellikle son sayfalarında bir miktar gözlerim dolmuş olabilir :') Ben Anton'un bir anda kendisini içinde bulduğu o iç buhranını okumayı çok sevdim. Aşkı bu yönüyle anlatan bir kitap daha önce okumamıştım, en çok etkilendiğim de bu oldu sanırım. Okurken kendi vicdanınızı ve merhametinizi de çok sorgulayacağınız bir eser. Mesela siz bir insanın hayatının size bağlı olduğunu bildiğiniz bir durumda kendi hayatınızı ve duygularınızı sırf onun için şekillendirebilir miydiniz? Kalbinize rol yaptırabilir miydiniz? Ya da diyelim ki yapmadınız, bunun vicdan azabıyla yaşayabilir miydiniz? Ben hala cevap veremiyorum bunlara... Hem konu olarak hem edebi yönden beni fazlasıyla tatmin etti. Şiddetle tavsiyedir.
AcımakStefan Zweig · Kutup Yıldızı Yayınları · 20167,5bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2021 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2021 13:46
Merhamet duygusu iki tarafı keskin bir kılıç gibidir. Onu kullanmasını bilmeyen, vazgeçmelidir bu işten. Tıpkı morfin gibi merhamet de başlangıçta hastaya iyi gelir, onu yatıştırır, bir ilaç gibi adeta. Ama dozunu kaçırdınız mi ya da frenlemesini beceremediniz mi, merhamet öldürücü bir zehir haline geliverir. İlk enjeksiyonlar faydalıdır, hastayı yatıştırır, acısını keser. Fakat insanın ruhunun da, bedenin de, her şeye alışmak gibi olağanüstü bir hassasligi vardır. Nasıl sinirler gittikçe daha fazla morfin isterlerse, ruh da gittikçe daha fazla merhamet ister. Sonunda da sizin kendisine verebileceğinizden daha fazla arar. Nihayet öyle bir an gelir ki insan "hayır " demek zorunda kalır. Kendisine "hayır " dediğiniz kimse ona yardımı reddetmiş olsaydınız sizden daha fazla nefret eder ama siz yine de ona böyle demek zorunda kalırsınız . Güzel bir kitap...
AcımakStefan Zweig · Kutup Yıldızı Yayınları · 20167,5bin okunma
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Benim için çok değerli olan Stefan Zweing’in ilk defa bu kadar uzun bir kitabını okudum.Bir kitap ancak bu kadar etkileyici olur.Beklentilerimin üstünde olduğunu ifade etmeliyim.Kısa eserleriyle beni günlerce etkisinde bırakan Zweıg bu eseriyle de aynısını basardı.Her şeyin dozunda olması gerektiği gibi merhametinde fazlasının ne kadar zararlı olduğunu gördük.Ve kitabın en son cümlesi benim hayranlıkla izlediğim şahsiyet dizinin su sözünü bana hatırlatt:İnsanın vicdanı hatırladığı müddetçe hiçbir hata unutulmuş değildir."Benim “Acımak”ismiyle okuduğum bu güzel eser farklı isimlerle de basılmış.Su anda en çok tercih edilen baskısı can yayınlarının “Sabırsız Yürek”ismiyle çıkarmış olduğu baskısı.Kitabın içindeki şu alıntıyi da çok beğendim doğrusu:”Gerçek sevgiyi tadanlar sıhhatleri yerinde, kendilerinden emin, gururlu, neşeli insanlar değildir; onların buna ihtiyaçları yoktur zaten; sevilmeyi kabul ediyorlarsa bunu, sanki herkes kendilerine saygı borçlu imiş gibi böbürlenerek, aldırmayarak yaparlar. başka birinin kendilerine bağışladığı bu sevgi onlar için sadece bir süstür. saçlarında bir ziynet, bileklerinde bir bileziktir, ama onların hayatlarının tek saadeti, tek manası değildir. ancak kaderin sillesini yemiş olan acizler, biçareler, felaketzedelerdir ki sevgiden bir fayda görürler. birisi ömrünü ona hasretti mi, böylelikle hayatın kendilerinden esirgediğini de bahşetmiş olur onlara. ve ancak onlardır ki alçak gönülle, minnetle severler..." Stefan ZweigStefan Zweig
AcımakStefan Zweig · Kutup Yıldızı Yayınları · 20167,5bin okunma
10/10
·360 syf.··
2019 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2019 20:16
Stefen Zweig bu kitabında acıma ve merhamet duygusunun nelere yol acabilecegini, bir insanın hayatına nasıl yön verebileceğini anlatan bir başyapıt. Kitabın konusuna gelince Duygularını yönetmeyi bilmeyen genc Teğmen Hofmiller’in  ile sakat olan Edith'le arasında 'merhamet' duygusunun yol açtığı çıkmazları anlatıyor. kitabı okurken açıkçası sonunu tahmin etmekte zorlandım ve hiç beklemediğim şekilde bitti. Anlatılacak cok şey var fakat spoi vermek istemem. Altını çizdiğim cok cümle oldu. Birinin tavsiyesi üzerine okuduğum muhteşem bir kitap. İyiki de okudum. Son olarak son söz kitaptan.. " İnsanın vicdanı hatırladığı müddeçe, hiçbir hata unutulmuş değildir."
1000Kitap
AcımakStefan Zweig · Kutup Yıldızı Yayınları · 20167,5bin okunma
Belki de en ağırı vicdan hastalığı..
Puan vermedi·360 syf.··
2021 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2021 23:42
Stefan Zweig bu kitabında insanın vicdanını, acıma duygusunu ve merhamet duygusunu kontrol edemeyip ne yapacağını, nasıl davranacağını bilemediğinde akabinde gösterilebilecek davranışlardan biri olan -belki de en kolayı- tüm olanlardan kaçarak vicdanında kurtulabileciğini düşünen karekterin iç dünyasını anlatıyor. Lakin öyle bir kaçış ki karakter sadece fiziksel olarak kaçıyor yazarın da söylediği gibi insanın her şeyden kaçabileceğini ama vicdanındanından asla kaçamayacağını çok iyi psikolojik analizlerle esere yansıtılmış. Stefan Zweig eserlerinde genel olarak sıradan insanların sıradışı tecrübelerinden bahseder, bu eserinde de astım hastası olan eşinin hayat hikayesinden etkilenerek ele almış. Eşi ile arasında nasıl bir ilişki olabileceği çıkarabileceği gibi eşi ile intiharı hakkında da bağlantı kurulabileceğini düşünüyorum. Kitabın sonlarına doğru intihar etmeyi düşündüğünü anlattığı sayfalarda intihar şeklinin farklı olsa da intihara hazırlığın kendi intiharı ile aynı olması dikkatimi çekmişti. Eserde silahla intihar etmeyi düşünmüştü ama yine kendi intiharında da olduğu gibi en güzel kıyafetlerle, en güzel hali ile intihar etmenin daha iyi olabileğini yansıtmıştı. Yazarın bu eseri ve birçok eserinin ortak özelliği karakterlerinde yoğun bir duygusallık ve büyük bir umutsuzluğun var olmasından da anlaşılabileceği gibi yazarın psikolojik olarak duygusal ve hassas bir insan olması onu intihara sürükleyen etkenlerden biri olduğu çıkarılabilir. Yazarın eserlerinde beni etkileyen tarafı ise kendini arayan bir insan olarak ruhunun derinlerine doğru yolculuk yapması oldu.
AcımakStefan Zweig · Kutup Yıldızı Yayınları · 20167,5bin okunma
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Acımak ; sadece bir duygu mu ? yoksa sürele gelen hayatın bir parçası olmaya çalışan dipsiz bir kuyu mu ? bilinmez ama ; sonucun kötü olması, kaderin bir oyunu olduğunu dışa vurur. Acımak aslında hissetmek mi ? Yoksa hissizlik mi ? Bence hissetmek kadere boyun eğmektir. Hissettiği için hayatını bile hiçe saymıyor mu insan....
İnsan ve Duygular
AcımakStefan Zweig · Kutup Yıldızı Yayınları · 20167,5bin okunma
6/10
·360 syf.·
2019 35. kitabı
Kitabı biraz önce bitirdim. Stefan Zweıg herzaman okurken keyif aldığım bir yazardır. Bütün kitaplarını okurken içimde büyük heyecan oluşurdu. Ama bu kitap benim için çok bambaşka oldu. Merhamet! O kadar güçlü birşey ki, bir insan merhamet duygusunu abartıp, hiç istemediği olaylara doğru nasıl sürüklenebilir? Herzaman ki gibi o muhteşem anlatım biçimiyle yazar beni içine çekti. Elimden bırakamadığım bir kitap haline geldi.Genç ama bacaklarını kullanamayan bir kızın, genç teğmene aşkı. Bu imkansızlığın peşinde küçük bir umut arayan Edith, ve merhametinin peşinde sürüklenen Teğmen! Kitap bana çok şeyler kattı. Dünya klasiklerinden olan bu eser övgüleri sonuna kadar hak ediyor.
AcımakStefan Zweig · Kutup Yıldızı Yayınları · 20167,5bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2022 407. kitabı
.....Acımak..... Teğmen Holfmiller, bir gün Kekesfelva Villa’sında bir eğlenceye davet edilir.Teğmen burada herkesle dans eder ancak ev sahibinin kızıyla dans etmeyi unutur. Onu farkettiğindeyse dansa davet eder. Birden kaçarak uzaklaşan Edith ile Teğmen böyle tanışırlar. Edith bir engellidir. Teğmen bu hatasından duyduğu vicdan azabı ile Edith’i hergün ziyaret etmeye başlar.Teğmenle gün geçtikçe yakınlaşırlar.Teğmen duygularının merhametten başka bir şey olmadığını söylese de Edith ona aşık olmuştur.İsteği üzerine bir meslektaşı onu savaşa gönderecektir. Savaşın o kirli yüzü onun için bir çözüm gibi görünür. Engelli bir kıza bilmeden dans teklifi eden bir askerin aşırı derecede acıma ve merhamet duygusuyla hem kendi hayatını hem de kızın hayatını yok edişini anlatan yine harika bir Zweıg eseri... Bir insanın başka bir insan hayatı üzerinde olumsuz bir etki yapmasını, gün geçtikçe kimsenin görmediği bir kambura dönüşmesini, hatta belki ölüme sebep olmasını yine harika bir dille anlatan, psikolojik dram yüklü bir roman.Her zaman ki gibi akıcı ve harika üslubuyla merhamet duygusunun derinliklerine inen bir kitap. Bütün kitaplarını severek okuduğum yazarın bu kitabı da benim için bir başyapıt. . “Merhamet duygusu iki tarafı keskin bir kılıç gibidir.Tıpkı morfin gibi merhamet de başlangıçta hastaya iyi gelir, onu yatıştırır, bir ilaç gibidir.Ama dozunu kaçırdınız mı, öldürücü bir zehir haline geliverir." . “insanın vicdanı hatırladığı müddetçe, hiçbir hata unutulmuş değildir.” . * * * #bloghemsire
Klasikler
AcımakStefan Zweig · Kutup Yıldızı Yayınları · 20167,5bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 3. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 22:23
Eğer karşınızdakine sevdiğiniz yada sevmediğiniz sırf kalbi kırılmasın diye “hayır” , “yapmam” diyemiyorsanız mutlaka bu kitabı okuyun derim . Örnek bir eser olmuş bu konuda . Eski ben i gördüm eser de açıkçası, biraz kendimi okudum sanki.. Keşke bunu yıllar önce okusaydım da hayatta tecrübe ettiğim şeyi bu eserde yıllar önce öngörseydim..
1000Kitap
Sabırsız YürekStefan Zweig · Can Yayınları · 20147,5bin okunma
Puan vermedi·451 syf.··
2023 55. kitabı
Sabırsız Yürek Teğmen Hofmiller bir gün bir malikanenin davetine katılır. Orada genç bir kızı dansa kaldırmak ister. Ama gelgörelim kol değneklerini masanın altından göremediği genç kız, engellidir. Sonra Delikanlı, yaptığı mahçubiyeti içine yer edinir ve elinde çiçeklerle af dilemek için malikanenin yolunu tutar. Önceleri Edith bu duruma bir anlam veremez. Ama gittikçe teğmene alışmaya başlar. Condor, Edith'in doktoru.. Sık sık malikaneye Edith'i muayeneye geliyordur. Orada doktorla samimiyetini ilerleten teğmen, doktordan Edith'in durumunu öğrenmeye çalışır. Edith hiçbir zaman yürüyemeyecek mi? der. Condor maalesef durum çok kötü.. Delikanlıyı acıma duygusu sarmıştır bir kere.. Edith'e yardım edecektir. Hatta bunun için yeni bir tedavi bulundu diye de elinde olmadan onu ve ailesini umutlandıracaktır. Gerçi delikanlı umutlandırmakla kalsa yine iyi.. Kendini Edith'in duygularını istemediği halde, ona karşılık verirken bulacaktır. Arkadaşları "hayırlı olsun, Kekesfalva'nın sakat kızı ile nişanlanmışsın" der onunla alay eder. Oysa teğmen durumu inkar eder. Ve bu yüzden onursuzluk ettiğini düşünüp intihar etmeyi düşünür. Neyse ki vedalaşmayı düşündüğü albayı, onu karargahın adına leke gelmesin diye, başka bir şehre tayin eder, konu kapanır. Nitekim arkasında gözü yaşlı engelli kızı bıraktığını bilen teğmen rahatsızlık duyar. Ve tren istasyonunda Edith'e telgraf çeker. Ama aksilik bu ya.. O sıralarda ülke, Avusturya Macaristan velihattının süikasti ile çalkalanmaktadır. Bu yüzden telgraf ulaşmaz. Edith terkedildiğini düşünerek intihar eder. Babası ise kızının acısına daha fazla dayanamaz. Olayları duyan teğmen.. Vicdan azabı çeker, velihat prensin öldürülmesiyle başlayan 1. Dünya Savaşı'na gönüllü olarak katılır. ### Son söz Bu kurguda sabırsızlanan biran önce
Sabırsız YürekStefan Zweig · Can Yayınları · 20067,5bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.