Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2022 19:59
Merhaba değerli okurlar. Bu kitabı okurken aslında sadece bunu değil bütün kitapları okurken hep kendimle savaş halinde olurum. Yazar ne demek istemiş. Bu söylemek istediğini nasıl anlatmış diye dusune dusune okurum. Bu kitap beni altüst etti. Acımak, çok insanca bir duygu ama burada işler öyle bir yoldan cikiyorki. Acıyan kişi acınacak duruma düşüyor. Hangi noktaya kadar acimaliyiz. Yada her engelli acınacak durumda mıdır. Gerçekten çok güzel bir kitapti. Şimdiden hepinize iyi okumalar.
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma
Acimak mi sevgi mi ?
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 81. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 09:09
Bu kitap ve diger stefan zveig in kitaplari herzaman bir edebiyat basyapiti olmustur dunya klasikleri arasinda dil üslûp acisindan acimak guzel konu ilgi cekici ve cok akici sonunu merak etme benim icin her kitaptaki gibi ilgimi fazlasiyla ceker sonunu merak ederekten hizla okudum guzel bir eser !
Edebiyat
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2023 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2023 11:55
Sevgili Stefan, her eserinde olduğu gibi bu eserinde de insanı zihnen ve ruhen sarsmayı başarmış... Acımak. Acımanın ve bu doğrultuda gösterilen toleransların ne denli sonuçlar doğurabileceği açık ve net bir şekilde işlenmiş. Anladığım o ki fazla vicdan, fazla iyi niyet ve fazlaca kendinden ödünler vermek sırf karşı tarafı düşünmek, öz saygıyı unutup vicdan kisvesi altında birilerini mutlu etmek insanda bulunan sabır taşını illaki çatlatacaktır. Fazla iyilikten ve ödünlerden faydalanmayı alışkanlık haline getirmiş olan karşı taraf bu ödün verme işi bittiği zaman kendini boşlukta bulacak ve belki istenmeyen sonuçlarla sizi karşı karşıya getirecek. Stefan vermek istediği dersi enfes bir şekilde verdi. Okuyun, okutturun hepinize bolca okumalar dilerim.
1K
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
ACIMAK ve STEFAN ZWEİG... Acımak başlığı altında Stefan Zweig ismi, kitabı bir saniye bile düşünmeden almamı sağlamıştı. Kısa hikayeleri ile yarattığı müthiş karakteri ve bu karakterlerin iç dünyasına yani kişinin psikolojisine olağanüstü kabiliyeti ile bildiğimiz Zweig, bu sefer uzun hikayesi ile yapmış yapacağını. İnsanın içindeki gelgitleri anlatan bir kitap. Sıkılmak mümkün değil. Acıma duygusuna dair söylenebilecek her şeyi bulacağınız bu kitap aynı zamanda hikayesiyle de sizi içine çekecektir. Zaten bir Zweig hayranı olup da bu kitabı es geçmek edebiyat karı değildir. .... “Onun acıması benimki gibi öldürücü bir zayıflık değil, vefalı bir güç olmuştu.”.... Son sayfadan olan bu alıntıyı, belki, sizde hikayeyi okuduğunuzda vurucu bir duygu barındırdığı konusunda benle hemfikir olursunuz ,..
İnsan ve Duygular
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma
7/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Merhaba . Uzun zaman sonra yeni bir kitap yorumuyla sizlerleyim. Stefan Zweig'in tek romanı olan Acımak'ı -güncel baskısıyla Sabırsız Yürek- inceleyeceğiz. Her ne kadar yazarın anlatım şeklini diğer kitaplarından biliyor olsam da bu kitabındaki anlatımının dramatikliği ve okurken hissettiğim çaresizlik teması beni zorladı. Kitap, tekerlikli sandalyeye bağlı bir kızın hayatını ve baş kahramanımızın bu kıza karşı beslediği acıma duygusunun doğurduğu felaket sonuçları anlatıyor. Hikaye acıma ve merhamet duyguları arasındaki ince bir çizgide ilerliyor. Yazarın diğer kitapları gibi bu kitap da içerisinde birçok psikolojik tahlil barındırıyor. Okurken "Ben bu durumda olsam ne yapardım, nasıl tepki verirdim?" şeklinde kendinizi sorgulayacağınız, bol bol empati yapacağınız zamanlar olacak. Bu kitapta Stefan Zweig'in insan doğasını eserlerinde ne kadar iyi yansıttığını ve ne kadar derin psikolojik tahliller yaptığını tekrar görmüş oldum. Kesinlikle okumalısınız
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma
Stefan Zweig – Acımak Üzerine Bir İnceleme
Puan vermedi·368 syf.··
2025 12. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 19:17
Acımak Stefan Zweig’in Acımak romanı, basit gibi görünen bir duygunun insan hayatını nasıl esir aldığını gösterir: acıma. Bu duygu, bir yandan vicdanın en saf yansımasıdır; diğer yandan insanı zincirleyen, kararlarını bulanıklaştıran ağır bir yüktür. Genç subay Hofmiller, roman boyunca kendi iç dünyasında bir savaşa sürüklenir. Onu harekete geçiren şey aşk değil, Edith’e duyduğu acımadır. Edith ise bu acımanın gölgesinde sevilmek, gerçek anlamda değer görmek ister. İkisinin de kalbinde farklı beklentiler vardır: Subay vicdanıyla mücadele ederken, Edith sevilme arzusu içinde sessizce tükenir. Zweig’in kalemiyle acıma, artık yüce bir duygu olmaktan çıkar; bir tür pranga, insanı hem başkasına hem de kendine karşı çaresiz bırakan bir kader haline gelir. Kitap boyunca yaşanan tereddütler, yanlış anlamalar ve ruhsal çatışmalar, okuru derinden sarsar. Çünkü aslında hepimiz, bir noktada Hofmiller’in tereddütlerinde ve Edith’in kırgınlığında kendimizi buluruz. Acımak, yalnızca bir aşk romanı değildir; vicdan, merhamet, özgür irade ve insanın kendiyle savaşı üzerine yazılmış bir itiraftır. Zweig, bize şunu hatırlatır: Bazen karşımızdakine yardım eli uzatırken, aslında yalnızca kendi vicdanımızı rahatlatırız. Ve bu yanılgının bedeli, bir ömür boyu taşınacak kadar ağır olabilir. Romanın son cümlesi ise bu gerçeği ölümsüzleştirir: “Ama o andan beri biliyorum ki, insanın vicdanı anımsadığı sürece hiçbir hata unutulmuş değildir.”
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2022 88. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2022 10:31
“ Uzun süren bir hastalık yalnız hastayı değil, onun çevresinde bulunanların acıma duygusunu da yorar.” Kulaklarımda çınlayan, hayatım boyunca unutmayacağım bu sözü keşke bu kadar derinden hissetmeseydim. Klasikleri seven biri olarak hayran olduğum eserlerden. Yalnız bu kitapların yek kötü yönü; okuduktan sonra, günümüz yazarlarının edebi seviyesinin düşük olduğu gerçeğiyle yüzleştiriyor olması.
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma
Spoiler içerir
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2024 212. kitabı
#stefanzweig 'in diğer hikâyeleri gibi bu da su gibi aktı. Yeşilçam filmi tadındaydı bence, her ne kadar olaylar Avusturya'da geçmiş olsa da... Teğmen Toni'nin yürüyemeyen zengin bir kız olan Edith'le olan arkadaşlığı, ona olan acıma duygusuyla başlamıştı. Ancak acıdığı kişiyi daha da mı acınacak hâle getirecek yoksa bu arkadaşlıkla onun hayatını olumlu yönde mi değiştirecek, bunu zaman göstecekti. Dr. Kondor, Toni'ye Kekesfalva ailesi hakkındaki sırları anlatınca Toni bu aileden uzaklaşacak mıdır? Acıma hissi mi aradesini alt edecektir yoksa iradesi mi acıma hissini? #kitaptanalıntı İnsan kendinden bir şeyler verdiğinde yükselir, başkalarının acılarına acıma duymakla zenginleşir. İnsanın vicdanı anımsadığı sürece, hiçbir hata unutulmuş değildir.
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma
Acımak: İnsanın Kendine Açtığı Çukur
10/10
·368 syf.··
2024 1. kitabı
Stefan Zweig’in Acımak adlı romanı, insanoğlunun en güçlü ama aynı zamanda en yıkıcı duygularından birini, acıma duygusunu ele alır. Ancak Zweig’in ustalığı, bu duyguyu basit bir merhamet ya da şefkat çerçevesinde değil, derin psikolojik ve ahlaki bir sorgulama üzerinden işlemesidir. Acımanın bir erdem mi yoksa bir zayıflık mı olduğu sorusu, roman boyunca karakterlerin eylemleri ve içsel çatışmalarıyla yanıtlanmaya çalışılır. Fakat asıl vurucu olan, bu sorunun cevabının her zaman insana bir bedel ödetmesidir. Romanın merkezinde yer alan Teğmen Hofmiller, bir insanın kendi içindeki ikilemlerle nasıl çırpındığını, yanlış yönlendirilmiş bir merhametin bir hayatı nasıl mahvedebileceğini adeta bir laboratuvar titizliğiyle gözler önüne serer. Hofmiller, genç ve sakat bir kadına duyduğu acımayı şefkatle karıştırır. Onun gözyaşları, kendisine duyulan sevgi, bir yandan gururunu okşarken diğer yandan vicdanını yaralar. Zweig, burada acımanın sadece bir duygu olmadığını, aynı zamanda bir tuzak olduğunu gösterir. Acıma, kendine bir üstünlük duygusu yaratır, ama aynı zamanda bu duygunun yükü insanı sonsuz bir suçluluğa ve utanca hapseder. Zweig’in yarattığı dünya, Dostoyevski’nin karakterlerinin cehennemi andıran içsel dünyalarına benzer. Acıma, Dostoyevski’nin eserlerinde olduğu gibi, insanın ahlaki bir yükümlülükle boğuşmasını sağlayan, aynı zamanda kendi bencilliğiyle yüzleştiği bir aynadır. Ancak burada Zweig, acımayı daha da keskin bir şekilde irdeler: Acıma, diğerine değil, aslında kişinin kendi benliğine karşı bir ihanettir. Hofmiller, bir kurtarıcı olmak isterken hem kendisini hem de etrafındakileri felakete sürükler. Zweig, okuyucuyu şu soruyla baş başa bırakır: Acıma gerçekten bir erdem mi, yoksa sadece bencillik maskesi takmış bir zayıflık mı? Romanın sonunda
İnceleme
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma
Puan vermedi·365 syf.·
2021 9. kitabı
"acıma" kişiden kişiye farklı hisler verir ancak bu bambaşka bişey yaşattı. Kötürüm bir kız bir erkeği sevebilir. Sevginin utancı olmaz, olmamalı. Ancak zweig burda kötürüm kızın sevgisine yanıt vermeyen birinin hikayesini ele almış ve malesef kitabın sonunda acı kaldı. Okurken üzüldüm. Sevgi ve aşkın anlatımı değil de acımayla yaşanan yalandan bir sevgi ve engelli kızın sonunda kendini mahvetmesi beni çok üzdü...
Edebiyat
AcımakStefan Zweig · Ema Kitap · 20187,5bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.