…bilimin işleyişine bakarak hayatı her zaman keşfetmekle yükümlü olduğumuzu unutmayalım ve insanlardan duyduğumuz ikinci el bilgileri gerçek veya hakikat zannetme kolaycılığından vazgeçelim. Görüşleri ve fikirleri öğrenmek, onlara tapınmadıkça, gayet iyidir.
Hayat sürekli dokunan bir halı gibidir. Devamlılık gerektirir.
Bugün bir şey yapmayan yarın hiçbir sey yapamaz. Binlerce kişisel gözlem, on binlerce sayfa kitap, yüzlerce biyografinin gösterdiği
tek gerçek budur. Biz yapıyorsak olur, yoksa hiçbir yer, hiçbir koşul bize mutluluk ya da umut getirmez.
Şikâyet, sorumluluğu dışarı atmaktır, kendi sorumluluğunu almamaktır. Çocukça bir istektir, düşük zekâ düzeyine ait bir ifadedir. Buradan çıkıp erişkin, yetkin bir insan olarak hayatının sorumluluğunu eline alan herkes ister burada ister İzlanda'da, isterse Zanzibar'da olsun hiç fark etmez hayatını daha iyi yapacak bir yol illaki bulur. Hayatı daha iyi yaşamanın piyango kazanarak, başka ülkelerden vatandaşlık edinerek mümkün olacağını düşünüyorsan hayat hakkında hiçbir sey bilmiyorsun demektir.
Gerçekleşen her arzu, onu elde etmenin getirdiği açlık duygusuyla bizi yeni bir tanesine yönlendiriyor.Bu da sürekli mutluluk arayışında kendimizi perişan etmeye götürüyor.Aslında arzular yıkıcıdır, bizi sonsuzluğa doğru çeker, sonsuz olmaya iter.Halbuki ömür sonlu, beden sonlu, her şey sınırlı…