Merhaba, kitaplığımdan bir kitap seçip ansızın içlerini karıştırmak, yıllar önce altını çizdiğim cümlelere bakmak en sevdiğim rutinlerimden. kendimi aradığım şu günlerde erva kimmiş, vaktiyle hangi cümlelere sığınmış bunlara burada yer verme gayretinde olacağım, sevgiler.
Çünkü benlik, ölçülemeyen engin bir deniz gibidir. "Tek gerçeği öğrendim," demek yerine "Bir gerçeği öğrendim." deyin. "Ruha giden yolu buldum," demek yerine "yoluma çıkan ruhla tanıştım" deyin. Çünkü ruh, her yolda yürür. , tek bir çizgi üzerinde yürümediği gibi, bir kamış gibi dümdüz de büyümez. Ruh kendi kendine açılır. tıpkı sayısız yaprağa sahip bir lotus çiçeği gibi.
Ama benim size bir sözüm şudur: çalıştığınızda, yeryüzünün en uzaktaki düşü daha doğarken, bu düşün bir parçasını gerçekleştirmeniz için size verilen görevi yerine getirirsiniz. Emek harcayarak aslında hayatı seversiniz. Emek aracılığıyla hayatı sevmek, hayatın en gizli sırrına erişmek demektir.
çocuklarınız sizin çocuklarınız değil.
Onlar, hayatın kendine olan özleminin oğulları ve kızlarıdır.
Sizin sayenizde geldiler ama sizden gelmediler,
sizinle birlikte olsalar bize size ait değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi asla;
çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini kullanabilirsiniz ama ruhlarını asla;
Çünkü ruhları yarının kulübesinde yaşar, orayı rüyalarınızda bile ziyaret edemezsiniz. Onlar gibi olmayı deneyebilirsiniz ama size benzesinler diye çabalamayınız. Çünkü hayat ne geriye gider ne de dün ile vakit kaybeder.