Güle güle Kadir İnanır
Kadir İnanır öldükten sonra yas evine döndü evim. Bilmiyorum ama sanki ailemden yakınımdan birini kaybetmiş gibi hissettim. Tatar Ramazanı her izlediğimde Hüseyin'e ağlardım . Artık sana da ağlayacağım güzel adam . Nur içinde uyu . Sevgi,Saygı ve Rahmetle... #Kadirİnanır
Eşikten geçtikten sonra bir daha eski versiyonuna dönme ihtimalin kalmıyor.Bize acının hep gürültülü bir şey olduğu yalanını kim söyledi bilmiyorum ama fena inanmışız. Birinin darmadağın olduğunu anlamak için illa sinir krizleri falan bekliyoruz. Oysa gerçek acı, sabah 9 akşam 6 mesaisini asla aksatmıyor. Dışarıdan bakıyorsun, her şey tıkırında. Story'de kahve fotoğrafı, WhatsApp'ta emojiler, yeri geldiğinde yapılan o espriler... Ama içeride kolonlar çoktan çökmüş, sadece dış cephe ayakta. Çünkü acının en yıkıcı hali avaz avaz bağıran değil, dudaklarını birbirine mühürleyen halidir. İnsanların tuhaf bir empati tembelliği var. Birinin kötü olduğuna ikna olmak için kanıt, çöküş, bir yardım çığlığı istiyorlar. Bu sığ beklenti yüzünden bazı insanlar aniden sessize alır kendini. O enkazı kelimelere döksen, karşıdakinin bunu idrak edecek kapasitesi olmadığını iyi bilirsin. Anlatsan ne olacak? Üç tane fason kişisel gelişim aforizması satıp kendi hayatlarına dönecekler. Dünyanın en mesaisi bitmeyen işi, iyiyim taklidi yapmaktır. Zihninin içi şantiye alanı gibiyken dışarıya isviçre kasabası dinginliği sunmak adamın ruhunu sömürür. Gece olup yatağa uzandığın an başlayan o zihin harbi var ya... Kimsenin bileti yoktur o savaşa. Omuzlarına çöken ağırlığı sadece sen ve tavan bilirsiniz. Neden yalnız kalmayı seçiyorsun, insan içine karış, diyorlar. Çünkü kalabalıklar şifa vermiyor, sadece gürültü yapıyor. Bir noktadan sonra o zamanla geçer diyenlerin suratına boş boş bakarken buluyorsun kendini. Geçmediğini, senin sadece onunla yaşamaya alıştığını bilmezler. Bazı yaralar kahve masalarında konuşularak değil, kendi karanlığında sessizce taşıyarak kabuk bağlar. Şu anı yaşadıktan sonra zaten derdini de, yaranı da alıp sadece kendi sessizliğine temelli taşınıyorsun. Ben o sessizliği kendi
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Neyim bilmem ama olmadıklarımı biliyorum diyor :)
'Ben sen değilim Senin gibi de değilim Eski ben gibi bile değilim Boşuna arama, yorulma canım Bıraktığın yerde de değilim Beyaz olamadım ama kara da değilim Deva olamadım ama yara da değilim Bu alemde bir hayırsız ben de değilim Sonum ne olacak bilmiyorum Sefa olamadım ama zulüm de değilim Şifa olamadım ama zehir de değilim Bu alemde bir günahkâr ben de değilim Kaderin düğümünü çözemiyorum Kuytu olamadım ama ayaz da değilim Kanat olamadım ama kafes de değilim Bu alemde bir fütursuz ben de değilim Sonum ne olacak bilmiyorum Gündüz olamadım ama gece de değilim Şiir olamadım ama hece de değilim Bu alemde bir günahkâr ben de değilim Yolumu kaybettim, bulamıyorum Umut olamadım ama hüzün de değilim Vefa olamadım ama cefa da değilim Bu alemde bir akılsız ben de değilim Sonum ne olacak bilmiyorum Altın olamadım ama bakır da değilim İpek olamadım ama çul da değilim
Müzik
Her şey bir hayaldi belki de. Bilmiyorum. Farkında değilim. Ama o kadar gerçek ki kendimi içinde sanıyorum. Şimdi fark ediyorum çarptığım duvarın acısını. Karşımda ki o koca dağı yeni fark edebiliyorum. Belki de sanrıdır olamaz mı? Ah tabii ya içinde bulunduğum çukurun duvarı bu, az önce acısı altında ezildiğim. İşte gerçeklik bu en çok korktuğum, en çok kaçtığım... Belki de yeni bir hayale sığınmalıyım acı çekmemek için. Yanılıyorsunuz bu bir hayal değil.
Yüzleşme 2
Benim nelerle mücadele ettiğimi belkide sonsuza dek bir kul dahi bilmeyecek. Bilseler ne değişir bilmem. Ama beni anlamalarını çok isterdim. Hayatımın en zor günlerini geçirdiğimi sanırdım. Sanki boğazıma kadar bir suyun içine batmış boğulurken öleceğimi sanırdım ya da dilerdim. Ama hayat beni suda boğmaktan vazgeçip bataklığa bıraktı. Bu kez kurtulmayı diliyorum. Ölmek değil yaşamayı özlüyorum. Yoruldum biliyorum ama ben hiç böyle bir çaresizlik görmemiştim. Neye nasıl bakacağımı bilmiyorum. Yolunu kaybetmiş bahtsız bedevi değil yolu bildiği halde yürümeye takati kalmamış biriyim artık. Mutsuzluğu ruhumun en kuytu karanlık köşelerinde hissediyorum. Aydınlığı ışığı güneşi arıyorum. Kimsenin bilmediği anlam veremediği derin kuytularda can çekişiyorum. Güneşe hasret kalmış bir gül gibi günden güne kuruyorum. Hata bendeyse kadere isyan etmem gerekir hayir isyan etmiyorum. Her çiçek toprağında açar toprağımı bulmak istiyorum bedenim hâla yaşarken.
Duygu ve Düşünce
“Bak beni yoldan çıkarma” dedi. “Yolumu sen de kaybedeli bu ay tam 5 yıl oldu” diyemedim. Sonumu bilmiyorum.