Dört duvar arasında ve kalabalık içinde kapalı kalmak, varlığını duyduğum andan beri Ege Denizi'nin enginlerinde, Urla'nın dağ ve kırlarında başıboş, kayıtsız yaşamaya alışmış ruhum için dayanılmaz bir işkenceydi.
Bir gün ırmağa sığmadığı için bedeni dışarıda kalmış bir balina görsek anlarız ki bu balina bu suyun balığı değildir. O balinanın varlığı bize büyük bir okyanusun varlığını gösterir.
Aynı, ırmaktaki balina gibi insanın ruhu da bu dünya ile uyumlu değildir, bu dünyaya büyük gelir. Bu sebepten insan bu dünyada üzülmek istememesine rağmen üzülür. Ayrılık semtime uğramasın der ama yeri gelir anadan, yârdan, evlâd ü iyâlden yani tüm sevdiklerinden ayrılmak zorunda kalır. İçimizdeki balina bu dünyanın suyuna fazla gelir de sığmaz cihana…