Zihinden sezgiye, kafadan kalbe taşın çünkü kalp gizemlere daha yakındır. Kafa gizem karşıtıdır; kafanın tüm çabası varoluşun sırrını çözmeye yöneliktir.
Bu yüzden bilimin gelişmiş olduğu her yerde din yok olmuştur. Zihnin bilimsel yollarda düşünmek ve yapmak üzere eğitildiği bir yerde din öylece ölüp gider; zihnin çiçekleri orada açmaz artık.
Bilimsel zihnin toprağında, dinin tohumunun büyümesine izin vermeyen, onu öldüren bir zehir vardır.
Nedir bu zehir? Bilim varoluşun sırrını çözmeye inanır.
Din bu sırrın çözülemeyeceğini söyler. Anlayışın ne kadar derinleşirse, varoluş da o kadar gizemli, o kadar mistik bir hale dönüşür.
Tüm insanlık tarihi bir soru işaretiyle başlar. Yılan başlatmıştır onu. Kuyruğu üzerinde
dikilir halde bu simgenin, soru işaretinin içinde kalmıştır. Kuyruğu üzerinde durup Havva’yla
konuşmuş, onu elmayı yemesi için ayartmış olmalı.