Bir gün yeniden görmek ister miydiniz Mihriban'ı diye sormuşlar Abdurrahim Karakoç'a:
"Görmek istemem" demiş.
"Değişmiştir şimdi. Ben onun nazarında değiştim, o benim nazarimda değişti. Öyle kalsın. İnsanların gönülde kalması, gözde kalmasından iyidir." demiş...
Zihinden sezgiye, kafadan kalbe taşın çünkü kalp gizemlere daha yakındır. Kafa gizem karşıtıdır; kafanın tüm çabası varoluşun sırrını çözmeye yöneliktir.
Bu yüzden bilimin gelişmiş olduğu her yerde din yok olmuştur. Zihnin bilimsel yollarda düşünmek ve yapmak üzere eğitildiği bir yerde din öylece ölüp gider; zihnin çiçekleri orada açmaz artık.
Bilimsel zihnin toprağında, dinin tohumunun büyümesine izin vermeyen, onu öldüren bir zehir vardır.
Nedir bu zehir? Bilim varoluşun sırrını çözmeye inanır.
Din bu sırrın çözülemeyeceğini söyler. Anlayışın ne kadar derinleşirse, varoluş da o kadar gizemli, o kadar mistik bir hale dönüşür.