Bir araştırmacı birbiriyle çelişik iki farklı mesaj aldığında ya da belli bir zamana kadar gerçeği betimlediğini düşündüğü bir mesajın yeni tecrübelerine uymadığını anladığında, onun doğruluğunu onaylamak veya reddetmek için araştırmaya koyulur.
Bu araştırmayı öznel izlenimlerinin doğruluğunu bilinen her yolla test ederek nesnel doğrulara ulaşarak yürütmesi gerektiğini bilir. Zira bir araştırmacı vardığı her bir yargının ya da aklına gelen her bir düşüncenin doğru olup olmadığından kaygılanarak, gerçeklerin peşine düşerek merakını ve alçak gönüllülüğünü koruyarak ancak gerçek bir araştırmacı olabilir.
Tüm bunlarla beraber araştırmacı her şeyi bilemeyeceğini ve kuşatamayacağını bilir, kendi sınırlarını ve eksiklerini kabul eder. Araştırma sürecince başka araştırmalardan faydalanır ve araştırmasının sınırlarını genişletir. Araştırmasını sistematik ve kollektif bir şekilde yürütür.