Mâlik b. Dinar (k.s) şöyle demiştir: "İsa (a.s) havârileriyle beraber giderken bir köpek leşine rastladılar. Havȧriler,
"Bu köpek ne kötü kokuyor" dediler. İsâ (a.s),
"Dişleri ne kadar beyaz, ne kadar parlakmış" dedi.
Hz. İsâ bu sözüyle, köpek dahi olsa arkasından kötü konuşmanın uygun olmadığını ve Allah'ın (c.c) yarattıklarının güzel taraflarından bahsetmenin gereğini anlatmak istemiştir.
Bazıları şöyle der: "Biz geçmiş büyüklere yetiştik Onlar gerçek ibadeti, namaz kılmak ve oruç tutmak olarak değil de insanlara dil uzatmaktan kaçınmak olarak değerlendirirlerdi."
Burada kastedilen şudur: Kişi ne kadar namaz kılıp oruç tutarsa tutsun insanlara dil uzatmak gibi kötü bir ahlakı varsa namaz ve orucundan fayda göremez.
Sahabeler birbirlerini güleryüzle karşılar, ayrıldıklarında da arkalarından çekiştirmezlerdi. Bu davranışlarını en faziletli amel görürler, aksi durumu ise münafıkların ameli olarak değerlendirirlerdi.
"Ey diliyle iman edip kalbiyle iman etmeyenler! Müslümanların gıybetini yapmayın, kusurlarını araştırmayın. Her kim kardeşinin kusurlarını araştırırsa, Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin içinde bile rezil eder." (s.a.v)