..otururlar, bir süre şundan bundan konuşurlar, daha çok Sahabilerle, evliyalarla ilgili menkıbeler anlatırlar, insanoğlunun bir daha ulaşamayacağı o görkemli günleri anarlar, içlerini derin, hoşa giden, merhametli bir hüzünle doldururlar, öylece duydukları hüznün ortaya çıkardığı incelmiş duyarlıklarla sessiz sedasız evlerine çekilirlerdi.
-Ya sen çok fitnesin, ya da ben sahiden aptalım, dedim. - Bilemedin işte, dedi, ikisi de değil. Sadece olanlardan haberin yok, o kadar.
-Bir şey söyliyeyim mi sana, hiçbir şey bilmek istemiyorum.