Gürültünün ortasında insan kendisini doğru bir varoluştan uzaklaştıran her türlü sese kulak tıkayabilir. Cep telefonunu kapatabilir. Lüzumsuz lakırdıdan perhiz yapabilir. Sözü uzatmayabilir. İnsanı ve âlemi, sessizliğin verdiği zenginlikle temaşa edebilir. Kendisini anlatmak telaşından geri durabilir. Böcekleri, yaprakların hışırtısını, okuldan dağılan çocukların neşesini dinleyebilir. Bir bulutun yer değiştirirken çıkardığı sese, "bir hançerin paslanırken çıkardığı gürültü"ye kulak kesilebilir. Konuşulmayan hakkında susmayı deneyebilir. Dile gelmeyenin sesini araştırabilir.
Ümit ve iyimserligi birer mücevher gibi ruhunda gezdiren insanlar sayesinde dünya güzelleşir. Onların yer yüzüne vuran ışığı; bize adaletin, eşitliğin, saygının hâlâ mümkün olduğunu, istersek kötülüğü değiştirebileceğimizi telkin eder.