Ölüme hiç bir çare yoktur; hayat yaprakların hepsi sararıp dökülür! Hepimiz de ölmek için doğmuşuz; gönlümüzde yakinen inanmışız ki bu dünyâda kalmayacağız.
Ey Allah'ım, halbuki sen o kadar meydandasın ki hem, bu yüzden adamakıllı gizlenmişsin, bütün âlem senin; hiç kimse yüzünü görmedi gitti! Her şeyden önce sen vardın, her şeyden sonra da gene var olacak sensin! Her şeyi varlığınla gösterdin, varlığınla gördün, varlığınla gizledin, kendini de her şeyde kendine gösterdin, ön-son, ne varsa sensin, her şey senden ibaret! Can, cisimde gizli, sense canda gizlisin ey gizliden gizli, ey canlara can olan Allah!
Meyus olduğumu anladı, şöyle ağzımı yokladı. Yine söylemedim. Söylemedim ama yaşadığım zehir yeşili acı yükselmiş, gırtlağıma dayanmıştı. Geceleri, yalnız geçen geceleri ne yapacaktım. Bazen pencereyi açıp "yeter artık, yeter" diye bağırasım geliyor. Bağırmadım. Yumruğumu ağzıma bastırıp göz yaşlarımı sildim.