Çiçek Sarıkaya

Çiçek Sarıkaya
@bircicekbirkitap
Kitaplarını gezdiren kadın
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Osman Balcıgil / Yağmur Çiseliyor Merhaba dostlarım. Yakın dönem ve tarih okumalarını çok severek yaptığımı biliyorsunuz. Bu defa Çorum’u okudum 1970’li yılların sonu 1980 yılları. Alevi- Sünni olaylarını… Amerikan ajanı köyleri haritalarla işaretleyerek Alevi ve Sünnileri tespit ederek büyük bir plan kurarlar. Her zamanki gibi halkımızı birbirine kırdırmak… 1974-1980 arasında 5388 kişi siyasi nitelikli çatışmalarda öldü. Evlerin ateşe verildiği, insanların diri diri yakıldığı, şişlenerek eziyet gördüğü ve bunları yine ülkemizin hastanelerinde olduğu ve halkı tarafından uygulanıyordu. Komşular birden düşman olmuş birbirine karşı husumetler başlamıştı. Metin Çorum’da turizm rehberliği yapan bir gençtir. Turizm ofisi ise bu iş için Metin’i görevlendirir. Amerikalı profesör köyleri gezerek sözde incelemeler yapmak ister. Halı ve kilimlerle ama bu incelmeler Alevi- Sünni meselesine döner. Yanında dönemin konsolosluğundan temin ettiği detaylandırılmış harita da vardır. Kitap yazmak vadiyle köyleri ve evleri işaretleyerek ilerleyen profesörün niyetini anlayan Metin durumu kız arkadaşına ve öğretmen abilerine bildirir. Dönemin siyasi, askeri ve toplumsal durumuna da ışık tutar nitelikte yazılmış. Belgeler, tanıklar ve arşiv araştırmalarıyla birlikte hazırlanmış bir kurgu. CIA’in en iyi yetişmiş ajanlarının Türkiye’de ne işi vardı? Türkiye’de gerçekleşecek darbe için Abd neden çok çaba gösteriyor? Alevi- Sünnileri birbirine saldırtma planı neden Beyaz Saray odalarında planlanıyor?
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,113 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Osman Balcıgil
8.6/10 · 1.113 okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Rhys Bowen / Zafer Bahçesi Merhaba sevgili dostlarım 1918 dönemi savaş zamanını anlatan bir kurgu ile geldim. Kadınların iş hayatında olmadığı, tarlalarda bile çalıştırılmadığı dönemden. Kadınların sorumluluklarının sadece ev ve çocuk olduğu dönemden. Büyük Dünya Savaşı ile tüm düzenler altüst olmuş neredeyse hiç erkek kalmamıştı. On binlerce erkekler kaybedilmiş, kıtlık gelmiş ve salgın hastalıklarda başlamıştı. İş başa düşünce Emily ve arkadaşı Clarissa gibi bir çok genç kız önce devletin himayesinde gönüllü olarak çalışıp sonra da adım adım iş hayatına yönlendirilmişti. Emily babası yargıç olan seçkin bir ailenin kızıydı 21 yaşına gelmiş genç kız artık evlenmek ve kendi hayallerinin peşinden özgürce gitmek istiyordu. Kraliyet uçuş birliğinde Avustralyalı bir pilota aşık olur. Fakat ailesi bu adamı kesinlikle onaylamaz. Hem kendilerine denk olmadığını düşünürler, hem de davranışları kızın ailesi için oldukça rahatsız edici gelir. Genç kız Robbie’in tedavisi sürecince onunla buluşmak için yeni bir karar alır ve evden uzaklaşır. Konforlu, korunaklı evinden ayrılmak için düşünmeden her yolu dener. Gönüllü kara kızı olarak çalışmaya başlar. Yani bu konforlu hayatı bırakıp tarlalarda patates toplamaktan çapa yapmaya kadar gönüllü olur. Başta çok zorlanır fakat ailesinin tepkisine rağmen zamanla bu işe alışır. Devonshire’daki büyük bir malikaneye çalışmaya gider. Bir süre sonra ise savaş biter ve herkes yavaş yavaş evine dönmeye başlar. Emily’nin hayatı altüst olmuş ve hamile olduğunu öğrenmiştir. Evlenmeden sevdiği adamdan çocuğu olmuştur. Kara haber gazetelerde yayınlanmış ve nişanlısını da kaybetmişti. Uçak kazasında ölen adam geride hamile bir genç kadın bırakmıştı. Hamileliğinden utanarak ailesine sığınamayan genç kız daha önce çalıştığı malikanede çalışmaya başlar.
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202640 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Tahir Musa Ceylan / Dört Mehmet Emin Merhaba sevgili dostlarım Öncelikle çok ince işlenmiş bir kitapla geldim. Kitabı okuduktan sonra da yazarımızı bol bol araştırma fırsatı buldum. Filozof, psikiyatrist, felsefeci ve yazar olarak bilinen yazarımızın birçok çalışmasına da göz attım ve çok beğendim diyebilirim. İç Anadolu’da büyümüş biri olarak bir çok kelime bana hiç yabancı gelmedi diyebilirim .Kitabı bütünüyle anlatırsam tadını kaçırcağımı düşünüyorum o sebeple alıp okumanızı tavsiye ederim. Gelelim kitaba. Roman, isimleri aynı olan ancak bambaşka hayatlar yaşayan dört farklı "Mehmet Emin"in hikayesini anlatır. Kapaktaki sembollerden de (buğday, terazi, stetoskop, fotoğraf makinesi) anlaşılacağı üzere, bu karakterlerin her biri farklı bir toplumsal rolü ve yaşam biçimini temsil eder: Toprağa bağlılığı ve üretimi, Adalet arayışını veya bürokrasiyi, insan ruhunu ve bedenini, anı yakalamayı ve gözlemlemeyi simgeler. Tel Maşa Fatma ve Koca Ali’den olma Mehmet Emin ailesinden çok uzakta zorluk çekerek okulunu okumaya çalışır. Kömürlükden bozma bir depoda kalır, ve burada Talin’e aşık olur. Ailesinin ilişkilerini öğrenmesi ile Mehmet Emin’i evden uzaklaştırırlar. Artık sokakta tamamen yalnız ve çaresiz kalmıştır. Tam da bu esnada aldığı eğitimin faydalarını görmeye başlar. Bir nevi arzuhalcilik yapmaya başlar. Mahkemelere dilekçeler yazar. Geride ise hem sevdiği kız hem de hiç haber alamadı her zaman zorda olan ailesi vardır. Öldükten sonra bir insan her yerini çıplak görecek kadar sana yakın oluyor, ama sen onun kim olduğunu, altın dişini mi söktü, cesedini kaynar suyla mı yıkadı, yoksa üstüne bir kova soğuk su mu devirip gitti bilmiyordun; ölünce başkalarının oluyordun. Syf:149-150
Dört Mehmet EminTahir Musa Ceylan · Doğan Kitap · 20266 okunma