E.

İnsanlar neredeyse uykuda yaşıyorlar, ve uykularını hiç bozmadan bir şeyler yapmayı öğrenmişler. Birazcık uyanık olsan kendini asla yapmak istemediğin şeyleri yaparken yakalayacaksın, pişman olacağını bildiğin, daha geçen gün asla bir daha yapmamaya yemin ettiğin şeyler. Ve çoğu kez dersin, "Yaptım ama nasıl oldu bilmiyorum. Bana rağmen oldu." Sana rağmen bir şey nasıl olabilir? Bu ancak uykudaysan mümkün. Ve asla istemediğini tekrarlar durursun, ama içinden istemiş olmalısın.
Reklam
Felç meditasyon değildir; felç sağlıklı değildir. Beyni felce uğratabilirsin - bunun için milyon tane yöntem var. İnsanlar dikenli yatakların üzerine yatıyorlar. Eğer devamlı dikenlerin üstüne yatarsan bedenin duyarsızlaşır. Bu bir mucize değil. Sadece bedenini hissizleştiriyorsun. Beden canlılığını kaybedince sorun kalmaz - senin için orası diken yatağı olmaktan çıkar. Zamanla orada rahat bile edebilirsin
Beyin hakkında ilk bilinmesi gereken, gevezeliğidir. Sen sus veya konuş, o içinden konuşmaya devam eder; uyanık veya uykuda olman fark etmez, onun konuşması sürmektedir. Çalışıyor olabilirsin ama içindeki konuşma devam eder; araba kullanıyor veya bahçede kuyu kazıyor olabilirsin, ama o konuşma hiç durmaz.
Doğru yaşadıysan, tamamen farkındalık içinde idiysen, ölümün ne zaman geldiğini bilebilirsin. Şu anda yaşamın varlığının bile farkında değilsin. Öbür türlü ölümün ayak sesini duyabileceksin. O belli belirsiz sesin yaklaştığını hissedebileceksin.
Eğer bir toplum daha uyanık olursa o toplum isyan eder; devrim geçirir. Devrim yapacağından değil, çünkü devrim yapma fikri saçmadır. Devrim, yapıp da bitirilecek bir şey değildir. Devrim bir yaşam tarzıdır; bir süreçtir. Devrim yapıp sonra da konuyu kapatamazsın. O kadar farkında yaşarsın ki devamlı isyan içinde olursun. Farkındalık bu topluma yaramaz. Bu toplumun düzeni farkında olmamak üzerine kurulu.
Reklam