Arzu nesnelerini değiştirip durmak çok kolaydır, ama değişimin yolu bu değildir. Parayı arzulayabilirsin, gücü arzulayabilirsin - arzu nesnelerin değişebilir - tanrıyı arzulamaya başlayabilirsin - ama sen değişmezsin çünkü arzulamaya devam ediyorsundur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birşeylerin arayışında olmak, bir şeyleri arzulamak aklın en başta gelen hastalığıdır. Bir şey aramamak, bir şey istememek varlığının en büyük sağlık işaretidir.
Yaşamın kullanma kılavuzu yoktur. Unutma, yaşam Amerikan usulü değildir, bir teknoloji değildir. Amerikan aklı, veya daha kesin konuşursak modern akıl, her şeyden teknoloji yaratma eğilimindedir. Meditasyon söz konusu olduğunda bile modern insanın beyni hemen bir teknoloji yaratmaya koyuluyor. Sonra makineler yaratıyoruz, ve insan kayboluyor, ve yaşamla olan tüm bağlarımız kopuyor.
Yaşam bir teknoloji, bir bilim değildir; yaşam bir sanattır - hatta ona bir içgüdü bile diyebiliriz. Onu hissetmen gerekir. Tıpkı ipte dengeyi tutturan cambazlar gibi olmalısın.
ortada dengeyi bulacaksın. Bir nokta var - anlayabilir, hissedebilirsin - her iki uca da yaslanmadığın bir nokta var, tam ortada olduğun bir yer. İşte o saniyede her şey dengeye kavuşuyor.