Hayatın doğası gereği söz konusu olan belirsizliğe ve boşluğa, anlamlı olan eylemlerle yanıt vermedikçe, zihnimizin bugüne ait olmayan senaryolarına, mükemmeliyetçi talimatlarına, eleştirel repliklerine kapılmaya daha teşne oluruz.
Dikkati sürekli zihninde olan kişi dünyadan, kalbinden ve bedeninden kopar. Yürüdüğü yolu farketmez, ağrılarını hissetmez, neyin kıymetli olduğuna dair kalbinin sinyallerini duyumsayamaz.