Kitabı elime aldım, “biraz bakarım” dedim… bırakamadım.
Kötülüğün Hikayesi
O karanlık atmosfer insanı içine çekiyor. Sürekli "şimdi ne olacak?” diye merak ettim.
Sonu da baya vurucu geldi bana.
En sevdiğim şey şu oldu: yapay hissettirmiyor.
Diyaloglar, olaylar, karakterler… hepsi doğal. Sanki yaşanmış gibi.
Bu yüzden etkisi daha da artıyor.
Bir günde bitirdim.
Normalde bu tarz kitapları yavaş okurum ama bunda olmadı. Merak ettirdi, sürükledi.
Bazı sahneler baya etkiledi, özellikle karakterlerin iç konuşmaları.
Kısa ama dolu bir kitap.
Kötülüğün Hikayesi
Normalde karanlık kitaplar beni yorar ama bunda öyle olmadı. Aksine bırakamadım. Bazı yerlerde durup düşündüm, bazı yerlerde “evet ya” dedim.
En çok hoşuma giden şey şu oldu: karakterler gerçek gibi. Abartı yok, zorlama yok. O yüzden daha çok içine çekiyor.
Gerçekten başarılı bir kitap.