"Tarih, bazen sadece geçmiş değildir. Bazen bugünü anlamak için tek anahtardır."
Bu romanda her bir cinayet, tarihin tozlu sayfalarına gizlenmiş bir mesaj taşıyor; her bir kurban ise İstanbul’un bir dönemine işaret ediyor. Ahmet Ümit’in kitaplarını daha önce de okumuştum ama İstanbul Hatırası, beni hem polisiye yönüyle hem de tarihî arka planıyla en çok etkileyen romanlarından biri oldu.
Evet, katilin kim olduğu ortaya çıktığında birçok okuyucu için beklenmedik bir isim geliyor. Çünkü kitap boyunca öyle ustaca kurulmuş bir anlatı var ki yazar sizi sürekli başka yönlere çekiyor. Katilin profili, klasik bir suçlu değil. Belki de bu yüzden “nasıl ya?” diye sormadan edemiyoruz.
Kitabı okurken elim sık sık Google'a gitti. Olayların geçtiği yerleri haritada inceledim, bazı sokakları merak edip fotoğraflarına baktım. İstanbul’da yaşamıyorum ama kitabı okurken oradaymışım gibi hissettim. Bu bakımdan yazarın tasvir gücünü bir kez daha anladım.
Bu kitabı bitirdiğimde elimde bir dosya değil, bir şehir haritası vardı sanki. Etkileyici yerleri çoktu. İstanbul hakkında bilgilerim sayıyla arttı. Bence hem polisiye severler hem de İstanbul tutkunları için okunmaya değer, nitelikli bir yapıt olarak değerlendirilebilir.