"İlk o andır ,içimin aşka çok benzeyen bir şeyle dolduğu. Kader bizi birbirimize böyle baglamisti. Yağmurlu bir Ekim sabahında başlayan üç günün sonunda. En derin yerlerimizden paylaştığımız bir acının iplikleriyle. Acının iplikleri çelikten oluyormuş meğer. Kolay kolay kopmuyormus. "
"Konuşacak sonsuz şeyin olduğu ve hiçbir şeyin olmadığı o nadir anlardan biriydi.(iyiki nadir,sık olsa yürek dayanmaz) Ne konuşsan fazla,ne anlatsan hiç. Bunca yılın birkaç saatte sindirilmesi mümkün değil ki"
"Keyfimiz yerindeymis, yasamak şahane bir şeymiş gibi yapalım. Oyuncuyuz ya. Dünya bir sahneymis ya. Oynayalım işte. Nedir ki hayat zaten ? Saçmasapan bir oyundan başka."