Aç hayalet, kısa bir çizgi roman olmasına rağmen aslında içinde anlatılanlar oldukça derin. Kitabın asıl konusu Bulimia Nervoza hastalığından (genellikle kısa bir süre içinde aşırı yiyecek tüketiminin sık tekrarlanması ve hemen ardından fazla kalorilerden kurtulma düşüncesiyle kendi kendine kusmak, uzun süre yemek yememek ve aşırı egzersiz yapmak şeklinde ilerleyen ciddi bir yeme bozukluğu) muzdarip bir genç kız olan Valerie'yi anlatıyor. Kitap, yeme bozukluklarına bir farkındalık getirme ve hiçbir şeyin kendi sağlığımızdan ve kendimizi sevmemizden daha önemli olmadığı mesajını veriyor. Bu kitabı benim için daha anlamlı kılan aslında Valerie karakterinde biraz kendimi bulmam oldu. Zamanında yeme bozukluğundan muzdarip olduğum ve deli gibi yediğim her şeyin kalorisini hesapladığım dönemi hatırlattı bana. Çok zor dönemlerdi ve kendimden aynı Valerie gibi nefret ediyordum. Bu durum artık beni tüketmeye başladığında buna bir dur demem gerektiğinin idrakına vardım. Çok fazla araştırma yaptım, çabaladım, denedim, yanıldım ve en sonunda sporla tanıştım ve hayatımın artık ayrılmaz bir parçası oldu. Beni tekrar hayata bağladı. Şimdi kendimi eskisinden daha sağlıklı hissediyorum ve kalori saymadan, sağlığım için sağlıklı besleniyorum, ihtiyacım neyse onu tüketiyorum.
Yeme bozukluğu ciddi bir hastalıktır ve önce kişinin kendi içinde iyileştirilmesi gerekir. Maalesef toplumumuzda yeme bozuklukları konusunda pek bir farkındalık yok ve bu durumu yaşayan birçok genç -özellikle kız- var. Bu nedenle bu konuda farkındalık oluşturmak ve her şeyin kilo ve dış görünüş olmadığını anlatmak bu noktada çok önemli. Herkesin bedeni ve kalori ihtiyacı farklıdır. Diğerlerine benzemeye çalışmayın. Kendiniz için en iyisini kendiniz bulun. Daha söylenecek o kadar çok şeyim var ki ama uzatmak