Kendini tanımayan, bilmeyen, kısaca kendini bilmenin ilmine sahip olmayan kişi, suyun kaynağından habersiz olacağından, suyun hayattaki öteki uzantılarını da gereğince idrak edemeyecek; benlik zindanının kapısını açmak için nefis gardiyanının belindeki anahtarlara gözünü dikip bir ömür bekleyecek, sonunda da çürüyüp gidecektir.
Nizam-ı âlem için yalnızca bilmek yetmez, eylemek de gerekir. Çünkü eylemek hem bir bilgi kaynağıdır dolayısıyla bilmeyi artırır, hem de bir bilme tarzıdır. Başka bir deyişle yalnızca eyleyenler bilirler, bilenler de eylerler.