Adı:
Aşk İle Hû
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
128
ISBN:
9789752561878
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kaknüs Yayınları
Aşk ile Hû, (M.S) 700'lü yıllarda Basra'da yaşamış olan, tasavvufun ilk bilgelerinden Rabiatü'l Adeviye'nin biyografisini hikâye etmektedir. Her insan ilahi aşkın muhatabıdır, ama farkında olamayabilir. Aşıktır ama kime aşık olduğunu bilmez. Rabiatü'l Adeviye'nin menkıbesi işte bu sırrı aydınlatıyor.
Tasavvuf öğretisi, "Allah sizin sûretlerinize değil kalplerinize bakar" ayeti doğrultusunda kadın bilgelere de velilik mertebesine giden yolu açmıştır. Veliler arasında "ikinci Meryem" namıyla zikredilen Rabiatü'l Adeviye,

1) İnsani kemalatın
2) Saf Allah aşkının zirvesini temsil etmesiyle eşsiz bir hatıra bırakmıştır.

Rabiatü'l Adeviye; kulun iradesi, teslimiyeti, samimiyeti; hakikat, marifet, fakr gibi meseleler etrafında yaptığı yorumlarla ilahi aşk bahsine zengin boyutlar kazandırmış, Yaratıcı'ya duyulan muhabbeti sözleri ve amelleriyle temsil etmiştir.

"O'nu sevmeye layık görülmeyi" ilahi aşkın kaynağı olarak zikreden Rabiatül Adeviye'nin, "Eğer sana cehennem korkusuyla ibadet edersem, beni cehennemde yak. Eğer sana cennet ümidiyle ibadet edersem, beni cennetine koyma" sözleri, Yaratıcı'ya duyduğu muhabbetin ve teslimiyetin mükemmelliğinin ifadesi olmuştur.

Münire Daniş'in şiirsel bir üslupla edebiyata aktardığı Rabiatü'l Adeviye biyografisi, hayatın madde planında aktığına inanılan ve aşkın daha ziyade beşeri anlamıyla tanındığı günümüzde; insanın ruhi boyutuna ve aşkın nihai hedefine dikkatleri çekmeyi istiyor. Aşk ile Hû, Rabbini aşk ile keşfetmek (bilmek) ve kulluğunu aşk ile kemâle taşımak isteyen herkes için bir ilham kaynağı aynı zamanda.
(Tanıtım Bülteninden)
Ramazan ayında Rabiatü'l Adeviye'nın hayatını okumak bana çok iyi geldi. Ona derin hayranlığım var. Münire Danış akıcı bir şekilde Rabia'nın İlahı aşkını öz şekilde anlatmış. Rabia'da ki öyle bir aşk ki, cehennem korkusu ve cennet umudunu kulluğuna engel olarak görüyordu. Kulun ancak dünya ve ahirette Allah'tan başka sevilecek bir şey olmadığını anladığında Rabbine yakınlaşacağını düşünen Rabia, kalbini kaplayan bu sevgiyle öylesine doludur ki, ne peygamberi düşünmeye, ne de şeytandan nefret etmeye zaman bulabilmiştir. Rabia İslam tarihindeki en büyük kadın velidir.
Kul, Allah'ın sevgisine vasıl olunca, Allah ona kusurlarını gösterir. Böylece o, ne başkasının kusurlarını görür, ne de kusurundan dönmeden rahat edebilir. Bu Allah'ın ihsanıdır. O affetmeyi dilerse tevbeyi nasip eder
Zenginlik ve yoksulluk kalpte olur. Kalbinde zengin olanı, dünya fakir kılamaz; kalbinde fakir olanı da dünya malı zengin edemez.
"Erkeklerin bir nefsi, dokuz aklı; kadınların ise dokuz nefsi, bir aklı olduğu halde nasıl oluyor da kadının fendi erkeğe ağır basıyor? "
Rabia meczubun bu cümlesine tebessüm etti, "Er olmak ve kadınlık cinsiyetten ibaret değildir. " dedi. "Bu bahsin sırrı şudur ki, nefs münennes (dişi)dir. Müennes nefsi ıslah edemeyen kişi, ister kadın ister erkek olsun, (dişi) nefsin elindedir. Ayrıca kadınların bir akılla dokuz nefsi güttüğü ama erkeklerin dokuz akılla bir nefsin hakkından gelemediği malumdur. Asıl buna şaşmalı değil mi?"
Fena onu ürküttükçe, sonsuzluğa niyet etti hep.
İnsanlar incindikçe, sonsuz merhametin adına niyet etti.
Zahmetler üzerine hücum ettikçe,
Mutlak güzelliğin esmasına niyet etti.
Varlığı, dünyanın ve insanların elinden kaçtıkça,
Aşk'a niyet etti...
Ve aşk bağının toprağında gizlenen tane oldu.
Artık yok olduğu yerden yeniden doğmak ve yükselmek zamanıydı.
Her insan dünyanın esiri olarak doğar, bir sürgündür hayat Adem'den beri. Yalnız Rabbini bilenler, hür olmanın gizli yollarını bulur. Bu yolu aşmanın inceliklerini, bu yolun sonunda Rablerine kavuşmanın vecdini de yalnız onlar bilir. Terk edilen yer dünya (fena) ve varılacak yer Rabbin huzuru (ebedilik) iken, o yolculara bağ vurulamaz. Zira onlar için dünya, zindan ve gaflettir, helak sebebidir...
Bir gün, kapımın önünden geçen yolcu bana, "Zengin ahbaplarım var, ey Rabia! Dilersen sana aylık bağlatırım, rahata eresin." diyerek beni şaşırtmıştı. Ona dedim ki, "Hata ediyorsun ey alim, zengin ahbaplarına da bana da rızık veren Allah değil mi? O, fakirleri unutuyor da zenginleri mi hatırlıyor? O'nun rızık verip zenginleştirdiği birinden yardım kabul ederek O'na ne hatırlatacağım! Bu saygısızlık olmaz mı?
Korkuyu, acıyı ve kimsesizliği kalbine sığınarak yenmeyi, o çaresizlik günlerinde öğrenecekti Rabia. Sığınılacak güç olarak aklına, her şeyi Yaratan geliyordu hep. Koruyan, acıyan, yardım eden olarak sadece O'nu tanıyordu. O'na kaçmak, O'na ümit bağlamak istediğinde, O'nu en yakınında bulduğu yer ise kalbi oluyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk İle Hû
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
128
ISBN:
9789752561878
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kaknüs Yayınları
Aşk ile Hû, (M.S) 700'lü yıllarda Basra'da yaşamış olan, tasavvufun ilk bilgelerinden Rabiatü'l Adeviye'nin biyografisini hikâye etmektedir. Her insan ilahi aşkın muhatabıdır, ama farkında olamayabilir. Aşıktır ama kime aşık olduğunu bilmez. Rabiatü'l Adeviye'nin menkıbesi işte bu sırrı aydınlatıyor.
Tasavvuf öğretisi, "Allah sizin sûretlerinize değil kalplerinize bakar" ayeti doğrultusunda kadın bilgelere de velilik mertebesine giden yolu açmıştır. Veliler arasında "ikinci Meryem" namıyla zikredilen Rabiatü'l Adeviye,

1) İnsani kemalatın
2) Saf Allah aşkının zirvesini temsil etmesiyle eşsiz bir hatıra bırakmıştır.

Rabiatü'l Adeviye; kulun iradesi, teslimiyeti, samimiyeti; hakikat, marifet, fakr gibi meseleler etrafında yaptığı yorumlarla ilahi aşk bahsine zengin boyutlar kazandırmış, Yaratıcı'ya duyulan muhabbeti sözleri ve amelleriyle temsil etmiştir.

"O'nu sevmeye layık görülmeyi" ilahi aşkın kaynağı olarak zikreden Rabiatül Adeviye'nin, "Eğer sana cehennem korkusuyla ibadet edersem, beni cehennemde yak. Eğer sana cennet ümidiyle ibadet edersem, beni cennetine koyma" sözleri, Yaratıcı'ya duyduğu muhabbetin ve teslimiyetin mükemmelliğinin ifadesi olmuştur.

Münire Daniş'in şiirsel bir üslupla edebiyata aktardığı Rabiatü'l Adeviye biyografisi, hayatın madde planında aktığına inanılan ve aşkın daha ziyade beşeri anlamıyla tanındığı günümüzde; insanın ruhi boyutuna ve aşkın nihai hedefine dikkatleri çekmeyi istiyor. Aşk ile Hû, Rabbini aşk ile keşfetmek (bilmek) ve kulluğunu aşk ile kemâle taşımak isteyen herkes için bir ilham kaynağı aynı zamanda.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • A'mâk-ı Hayâl
  • IRMAKK70
  • Habibe
  • Kendime Yolcu
  • Meryem karakoç
  • Emine Durhan
  • Asiye Yıldız
  • Özlem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0