"Razıyem derdine yârin men şikayeti itmezem
Kendi halim söylerem gayrı hikâyet etmezem
Derd ü mihnet yoldaşımdır bu yola azm ideli
Dost belasından başım bir dem selamet itmezem
Her ne kim Dost'tan gelir sâbir ü şâkir durmuşam
Aşıkam derdim yeter özge feraset itmezem."
"Kendi halim söylerem, garyı hikâyet etmezem." Benim bütün hikâyem derdimdir. Derdimden başka bir ben yok. Ben dertle tamam olmuş bir âdem kızıyım. Bu dünyaya dertlenmeye geldim. İçlenmeye, soru sormaya, ağlamaya geldim. Dert sahibi olmakla varım, ondan ötesini de hikâye edilmeye layık bulmuyorum. Ancak dertli olanlar başkasının derdiyle hemhal olabilir. Ötekinin yaralarını ancak kendi sızımdan bilebilirim. Dert sahibiyim, o halde varım. Dert sahibiyim, o halde varsın. Sen benim için varsın, çünkü ben derdimden bakınca seni görebiliyor, yaşadığını anlayabiliyorum...
Bütün dünyayı çocukluğun ayazında yediği soğukla tanıyor, her görüntü ve duygu o soğuğun ruhunda açtığı yarıklardan içeri girerek kendisini tanıtıyor. Her şey çocukluk günlerinde buz kesmiş gibi...