• Bilinmeyen bir kadın tanımı bile kitabı tamamladıktan sonra daha farklı bir anlama bürünüyor, şöyle ki söz konusu kadın aslında bir çok insanlarla cinsel birliktelik yaşamış ancak onu kendisinin en çok önemsediği erkek hiç tanımamıştır, o da kadınla birliktelik yaşasa da.

    Cinsel birlikteliğin insanların birbirlerini bilmelerini sağladığını söylemeyeceğim hatta iki insanın da farklı amaçlarla, farklı duygularla yöneldiği bu tür birliktelikler, iki insanı birbirinden daha çok uzaklaştırır çünkü bir insanın vücuduna eriştiğimizde artık onu pek de tanımayı istemeyiz, vücudunun mahremine girmek bazen insanın kendisini önemsemememize neden olur.

    Bir kadın için veya bir erkek için bilinmek ise en zor şeylerden birisidir, çünkü insan, kendisini bile kendisinin bilemediği bir ruh yapısına sahipken başkasının onu tanıması, bilmesi çok kolay değildir. Kitabımızda da bu olay gerçekleşmez, kadın karakteri tek bir kişi tanır o da Bay R.'nin uşağı Johann'dır, bu karakterin içi az işlense de önemli bir karakter olduğunu düşünüyorum, çünkü bu karakter insanlara karşı içten bir saygıyla yaklaşır ve duyguları anlamaya çalışır, bu karakterin geçtiği sahnelerde Zweig hep buna vurgu yapmıştır.

    Sevilen erkek olan yazar Bay R. ise, uşağının tersine dıştan saygılı ama karşısındaki insanın duygularını pek de görmeyen, göremeyen bir insandır hatta daha doğrusu amaçları doğrultusunda bu söylediklerimi yapar veya yapmaz.

    Bilinmeyen kadın ise çok değişik bir hikayeye sahiptir, yaşadığı aşk ilk bakışta herkesin hayatında olan bir durum gibi görünür ama onun en önemli yanı uzun süren sevgisi değil, sevdiğini kutsallaştıran sevgisidir.

    Kitap okuması hoş bir uzun hikaye, sonlara gelindiğinde bazı duygular daha güçlü hissediliyor ve bu da bence başarılı bir sonuç, bilinmeyen insanlarla dolu günümüzde ise son olarak her bilinmeyenin sonunun böyle olmamasını dileyeceğim...
  • Bilindiği üzere 1925 yılında yayımlanan ilk Batılı eser olarak bilinmektedir. Halit Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünun ve Cumhuriyet dönemi ses getiren en önemli ilk yazarlar arasındadır. Aşk- ı Memnu en başarılı eseri olarak biliniyor. Kurgusu ve olay örgüsü ile çok dikkat çeken bir eserdir. Toplumsal olaydan ziyade, aşk ve kişisel duygu zinciri içerisinde toplanmıştır. Adnan Ziyagil, zengin bir adamdır.Hayata daha rahat devam edebilmek adına sevgi adı altında maddiyata önem veren Bihter evliliğe adım atar fakat beklenmedik bir şekilde eşinin yiğenine aşık olur. Uzun bir birliktelik sonunda işler karışır. Bihter ile olmaktan hem mutlu hem de sıkıntı içinde olan Behlül, Firdevs Hanımın sözü ile Nihal' le nişanlanır. Beşir ile gerçekler gün yüzüne çıkar fakat olay ne yazık ki hiç ummadık şekilde sonlanır. Bihter daha fazla dayanamaz ve intihar eder. Behlül çeker gider. Bunun üzerine aldıkları ağır ihanet darbesi üzerine baba kız birbirine adayarak hayata iki kişilik çerçeveden devam ederler. Unutmak adına çekip gitmek sadece acı soğutur geride kalan unutmak kelimesi mümkün olmayanlar arasında adını korumaya devam eder. Halit Ziya Uşaklıgil, romanındaki kahramanlarını yüksek kesim, zengin, kültürlü ve aşka önem veren insan topluluğundan oluşturmaktadır. Ne yazık ki romanın en eksik tarafı da bu olmaktadır. Toplumda olan insanları kültür ile değerlendirmesi henüz Cumhuriyet dönemi edebiyatında bir yer bulmuştur. Onun dışında olay örgüsü hayal dünyam kadar zengin, alaycı, aşağılık ve bir o kadar boşluktur.
    Ne yazık ki insan hayatı iki kişilik duygu halatından ibaret değildir. Toplum hayatını geride tutması insanı ister istemez hayal dünyasına sürüklüyor. Hayal dünyası yaşanılabilir olduğu kadar yaşanılması boş bir film gibidir. Hayaller kitap, masal, hikaye, film vs. yerinde değerlendirme bulabiliyor, onun dışında insanı bir süre sonra boşluğa itiyor.
    Huzurlu Okumalar
  • Ona göre yürek ve şiir; en güzel birliktelik , bilgi ve duyguların birlikteliği.
  • Bir bilge şunları söyler: "Her kuş kendi cinsiyle uçtuğu gibi her insan da kendi benzerine ısınır. Ortak noktaları olmayan kişiler bir süre birliktelik gösterseler bile sonunda ayrılmak zorunda kalırlar."
  • Hayranı olduğum Balzac bu kitapta şiir ve şair konusunu seçmiş . Devrimden hemen sonra taşrada yaşayan bir gurup insanların hayatını ve psikolojik durumunu kendine has üslubuyla anlatışını yine hayranlıkla okudum.
    Açıkçası şiiri pek fazla sevmem ancak neden şiiri sevemediğimi de yine Balzac'dan öğrendim
    "Şiir, sesle ifadelendirmek kadar anlaşılmak için de kutsal bir dikkat ister: Okuyanla dinleyenler arasında sıkı bir birliktelik olmalıdır , yoksa duyguların kalpten kalbe akması imkansız olur . Ruhlar arasında bu beraberlik olmadığında şair , cehennem sırıtışları arasında ilahi okumayı deneyen bir meleğin durumuna düşer ."
    Konu ,iki şair adayının yaşamından bir kesit ancak aileleri ve çevre ile ilgili tafsilatlı açıklamalar var . Oldukça fazla insanı oldukça detaylı bir şeklide anlatıyor.
    Eğer şiirden hoşlanıyorsunuz çok güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim .
  • Change.org sitesini çoğumuz biliyoruz. Bilmeyen arkadaşlar için:
    Change.org hepimiz için, bizi ilgilendiren konularda, haksızlık ve adaletsizliğe karşı tepki göstermemizin en önemli yollarından biri.

    Bunun sona ermesini istemiyorum. Çocuklarının ihtiyacı olan ilaca ulaşmak isteyen anne babalara, hayvanlara yapılan işkencelerin sona ermesi için canla başla çalışanlara, engelli vatandaşlarımızın hayatındaki engelleri kaldırmak için mücadele eden insanlara yardım etmeye devam etmek istiyorum.

    Platformumuzda bir araya gelerek birbirine destek olan milyonlarca insanı görmeye devam etmek, bu birliktelik sayesinde kimsenin kendisini yalnız ve güçsüz hissetmemesini istiyorum.

    Change.org herkese açık, bağımsız ve sizin gibi kullanıcılarımızın maddi desteğiyle varolan bir kampanya platformu.

    Change.org’a maddi destek vererek, senin gibi 12 milyon kişinin daha iyi bir gelecek için verdiği mücadeleyi mümkün kılacaksın.

    Lütfen miktarı az çok demeden bugün maddi destekçilerimiz arasına katıl. Eğer durumun destek vermeye uygun değilse, bu mektubumu destek verebileceğini düşündüğün kişilerle paylaş. Desteklerinize her zamankinden çok ihtiyacımız var.

    https://www.change-destek.org/...d=7259825&jb=341
  • Birbirimize sahip olmazsak yalnızlık yüzünden aklımızı kaçırıyoruz.Bir aradayken de birliktelik yüzünden deliriyoruz.