Elif

İdare ettiği insanların önünü açmak, bunun için onların gereken donanıma sahip olmasını sağlamaya yönelik desteği vermek, emri altındakilerin müşküllerini çözmek, herkesin derdini anlatabileceği, anlattığında çözüm bulabileceği biri olmak bu ismin tecellisine mazhar olmuş olmanın alametlerindendir. Bu yüzden kendisine dert anlatılan, çözüm umulan kişi olmaktan da asla yakınılmamalıdır... (El-Fettah)
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Esma-i hüsna şerhi müellifi Ali Osman Tatlısu da "Senden zayıf olanlara merhamet et ki senden kuvvetli olanların kahrına uğramayasın! Gücün yeterse düşmüşlere yardım et ki düşkün vaktinde sana da bir yardımcı bulunsun! Hele hiç insan incitme! Zira felaket ve musibet zamanında böylelerine kimse acımaz." diyerek açıklar Fettah'ın lütuflarına nasıl mazhar olunacağını...
Zira hedeflerin dağınıklığı işlerin dağınıklığına, o da hayatta hiçbir yere varamamaya yol açar.
Çocuğunu namaz kılmaya teşvik etmeyi onu zorlamak olarak düşünen insan, ona teşekkür etmeyi öğretmemekle nasıl zulmettiğinin farkında bile değildir. Namazı en lezzetli şeylerden daha leziz bir saadet olarak bilen, tembelliğini ve ten kafesini aşıp insanlığını kurtardığını fark eden, o arınma ameliyesi ile kadife gibi bir kalbi kazandığını anlayan insan, insanları namaza bir ziyafete davet eder gibi davet edecek, hele çocuğuna bu daveti bütün bütün tereddütsüz yapacaktır.
Allah (celle celăluhú), "Biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik." (Yusuf, 12/2) buyurur. Burada mananın kastedilmediği açıktır, çunkü mana için belli bir dile ait olma şartı yoktur. Eğer meali, tercümesi Kur'an'ın yerini tutabilseydi, onun Arapça bir kitap olduğu söylenmez, "Kur'ânen arabivyen" denmez, bir mana ol- duğu söylenirdi. Demek ki, manası ne kadar Kur'ân'a aitse, lisanı da o kadar Kur'ân'a aittir.